Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı sitede 26/05/2006-11/06/2014 tarihleri arasında çalışmış ve haksız ve kötüniyetli olarak iş sözleşmesinin feshedildiğini, müvekkilinin kapıcı-kaloriferci olarak en son 1000 TL ücret almış ve her bir dini bayramda 200'er TL bayram parası, her ay aylık 40.00 TL yoğurt parası almış ve aylık 350 TL kapıcı konut yardımı sosyal hakkından faydalandığını, müvekkilinin yılbaşı, 23 Nisan, 1 Mayıs-29 Mayıs, 30 Ağustos -28-29 Ekim günleri ve dini bayramların tamamında çalıştırılmasına rağmen ilave 1 yevmiyesi ödenmediğini, çalışma iki işçi tarafından vardiyalı olarak yapıldığını, yine 15 günde bir hafta tatilinde yapmış olduğu çalışmanın karşılığı olan 1,5 yevmiyelik hafta tatili ücretinin de ödenmediğini ve yıllık izinlerinin de kullandırılmadığını ve ücretinin ödenmediğini, müvekkiline hırsızlıkmuamelesi yapılarak iş akdinin haksız ve kötü niyetli olarak feshedildiğini iddia ederek bir kısım işçilik alacakları ve kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, süresinde cevap dilekçesi ibraz etmemiş.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece toplanan kanıtlar ve alınan bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı ve davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:

1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Davacıya fesih ile birlikte ödendiği anlaşılan net 8.000 TL brüt (9.411,76 TL)’nin bilirkişi tarafından brüt olarak hesaplanan 14.167,23 TL fazla mesai ücreti takdiri indirime tabi tutulduktan sonra ödenmesi gereken olarak belirlenecek tutardan mahsup edilerek bakiyesinin hüküm altına alınması gerekirken ödemenin hesaplanandan mahsubu ile kalanın üzerinden ise takdiri indirim yapılması hatalıdır.

3-Hüküm altına alınan tüm alacaklar brüt hesaplanıp brüt hüküm altına alındığı halde hükümde net mi brüt mü olduğunun yazılmamasının HMK'nın 297/2. maddesine aykırı olup, infazda tereddüte yol açacağının düşünülmemesi de hatalıdır.
F) SONUÇ:

Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 23/06/2020 gününde oybirliği ile karar verildi.