Davanın reddi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Tire İlçesinde 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 Sayılı Kanun) Geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 106 ada 4 parsel sayılı 517,99 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, zeytinlik vasfıyla davalı ... adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu ve zilyetlikle iktisap koşullarının davalı yararına gerçekleşmediği iddiasına dayanarak dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine, çekişmeli 106 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dairece 02.11.2021 tarihli ve 2021/13060 Esas, 2021/10839 Karar sayılı kararıyla; "Mahkemece, dava konusu taşınmaz üzerinde davalı lehine zilyetlik yoluyla kazanım koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, bu karar, usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki; dosyada bulunan kadastro tutanak aslına göre, dava konusu 106 ada 4 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının 30.06.2015 - 30.07.2015 tarihleri arasında ilan edildiği ve eldeki dava nedeniyle tutanağın kesinleşmediğinin yazıldığı, davacı Hazinenin eldeki davayı askı ilan süresinden sonra 25.08.2015 tarihinde açtığı, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda ise yörede yapılan kadastro çalışmalarının 04.08.2015 - 03.09.2015 tarihleri arasında ilan edildiğinin belirtildiği anlaşılmakta olup, bu haliyle yörede 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Geçici 8. maddesine istinaden yapılan kadastro çalışmalarının askı ilan tarihleri ile ilgili tereddüt ve çelişki meydana geldiği halde, söz konusu çelişki giderilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi cihetine gidilmiştir." gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı lehine zilyetlik yoluyla kazanım koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davacının davasının reddine, çekişmeli İzmir İli, Tire İlçesi, ... mahallesi, 106 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

S O N U Ç: Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
23.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.