İstinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil (orman iddiasına dayalı) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Tokat ili Niksar ilçesi ... Köyü 1164 parsel sayılı taşınmazın kanal vasfı ile Maliye Hazinesi adına kayıtlı olduğunu ancak 123 nolu orman kadastro komisyonu tarafından yapılan çalışmada taşınmazın orman sınırları içinde kaldığının ve kısmen orman sayılan yerlerden olduğunun belirtildiğini beyan ederek dava konusu Niksar ilçesi ... Köyü 1164 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen orman kadastrosu sonucunda kısmen orman sayılan yerlerden olduğundan orman tahdit hattı içerisinde kalan kısmının tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Kesinleşmiş orman kadastro tutanaklarına göre orman vasfında olan ve memleket haritaları ve hava fotoğrafları çakıştırmasında da orman olduğu belirlenen bir yerin zilyetlikle kazanılamayacağı gibi kadastro işlemleri sırasında yapılan yanlış işlem sonucu tapuya tescil edilmesinin de kayıt maliklerine bir hak vermeyeceği, tapu siciline güven ilkesi ve iyiniyetle taşınmazın mülkiyetinin kazanılmasından orman olan alanda bahsedilemeyeceği, bu nedenle kesinleşmiş orman kadastro haritası sınırları içerisinde kalan ve orman vasfında olduğu belirlenen alanlara ilişkin mevcut tapu kaydının iptaline karar verilmesi gerekmektedir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, uzman orman ve harita mühendisi bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada, çekişmeli taşınmazın 16.10.2018 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 14361,52 m2'lik kısmının orman tahdit hattı içinde kaldığı belirlendiğinden davanın kabulü ile çekişmeli taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."
gerekçesi ile "Davanın kabulü ile, Tokat ili Niksar ilçesi ... Köyü ... Mevkii, 1164 nolu parselde kayıtlı 17.321,64 m2 yüzölçümlü taşınmazın 17.10.2018 tarihli Orman Mühendisi bilirkişi raporuna ekli krokisinde (A) harfi ile işaretli, 04.06.2018 tarihli Harita Mühendisi bilirkişi raporuna ekli krokisinde (A) harfi ile yeşil renkle taralı olarak gösterilen 14.361,52 m2.lik kısmının kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde kaldığı anlaşılmakla bu kısma ilişkin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına Tapuya kayıt ve tesciline, beyanlar hanesinde bulunan tüm şerhlerin silinmesine" karar verilmiş; hükmün davalı Hazine vekili ve davalı DSİ vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "Dava, kesinleşen tahdide dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Çekişmeli Tokat ili Niksar ilçesi ... Köyü, ... Mevkii 1164 parsel 17321,64 m² yüzölçümü ile davalı Hazine adına kayıtlı olup, karar tarihinden sonra çekişmeli taşınmaz ... Köyünün ... Köyünden ayrılması üzerine taşınmazın ... Köyü olarak tapuya kayıt edildiği anlaşılmıştır. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 2014 yılında başlanarak sonuçları 27.05.2014 tarihinde askı ilanı yapılarak 27.11.2014 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunmaktadır. Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, çekişmeli taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile rumuzlandırılan bölümün hükme esas alınan bilirkişi raporunda kesinleşen tahdit içinde kaldığının, yapılan keşif sonucunda alınan bilirkişi raporlarından anlaşılmasına göre davanın kabulüne karar verilmesinde bir usul yasaya aykırılık bulunmadığından davalıların istinaf nedenleri yerinde değildir. Ne var ki mahkemelerce verilen kararların infazının mümkün olması zorunlu olup infazı mümkün doğru sicil oluşturma yükümlülüğü kamu düzeni ile ilgilidir ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 355/son cümlesinde “Bölge Adliye Mahkemesinin kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen düzelteceği” hususu düzenlenmiştir. Buna göre kamu düzenine ilişkin kurallar yönünden inceleme yapıldığında; Mahkemece verilen hüküm tarihinden sonra taşınmazın bulunduğu ... Köyü, ... Köyünden ayrılması üzerine taşınmaz ... Köyü olarak tapuda kayıtlı olmasına göre infazda tereddüt oluşturmamak açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/(1)-b.2 maddesi gereğince hükmün düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermenin öncelikli koşulunun İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılması olduğu" belirtilerek istinaf başvurularının kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, esas hakkında karar verilmesine, "Davanın kabulü ile, davaya konu Tokat ili Niksar ilçesi ... Köyü 1164 parsel sayılı taşınmazın 17.10.2018 havale tarihli orman bilirkişi raporda (A) harfi ile gösterilen 14361,52 m²'lik kısmının tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, orman olarak tesciline karar verilen taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesindeki tüm şerh ve beyanların silinmesine" karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı davalı Hazine vekili ve davalı DSİ vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davalı Hazine vekili ve davalı DSİ vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden ve DSİ'den harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.