Mahkûmiyet, kaçak eşyaların müsaderesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; nakil aracı hakkında müsadere kararı verilmemesi ve re'sen tespit edilecek sebeplerle usul ve kanuna aykırı hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2.Sanık ...'ın temyiz sebepleri; hakkında hükmedilen adlî para cezası hukukî olmadığından hükmün bozulması talebine ilişkindir.

Katılan ... İdaresi vekili nakil aracının müsadere edilmesi gerektiğine yönelik temyiz isteminde bulunmuş ise de, iddianamede bu hususta talep bulunmadığı gibi Mahkemece de aracın iadesine yönelik

bir karar verilmediği anlaşılmakla, katılan vekilinin araç müsaderesine ilişkin temyiz istemi inceleme dışı bırakılmıştır.

Sanığın yargılama konusu eylemi için suç tarihinde yürürlükte bulunan cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, sanık açısından suçun işlendiği 14.01.2012 tarihinden itibaren 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin temyiz incelemesi tarihine kadar gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, dava konusu çayların Ziraat mühendis raporu ile ÇAYKUR analiz raporu doğrultusunda kaçak olduğu anlaşıldığından 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE, tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin hazineye irad kaydına, 23.09.2024 tarihinde karar verildi.