İstinaf başvurusunun esastan reddine
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; Mersin ili Anamur ilçesi ... Köyü ... Mevkii 135 ada 291 parsel sayılı taşınmazın ekli krokide gösterilmiş ve koordinatlar ile sınırlandırılmış ortalama 530,313 m²'lik kısmının kesinleşmiş orman kadastro sınırları içinde kaldığını ileri sürerek, bu kısma ilişkin tapu kaydının iptali ile orman vasfında Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede orman kadastro çalışmalarının 1984 yılında kesinleştiği, mahallinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın (A) harfi ile taralı 530,313 m² yüz ölçümündeki kısmının kesinleşmiş orman sınırı içerisinde kaldığının anlaşıldığı " gerekçesiyle, davanın kabulüne ve Mersin ili Anamur ilçesi ... Mahallesi 135 ada 291 parsel sayılı taşınmazın 10/02/2021 tarihli bilirkişi raporu ve ekli fen bilirkişi...tarafından tanzim olunan krokide yeşil renk ve (A) harfi ile gösterilen "530,313" m² yüzölçümündeki kısmının tapu kaydının iptali ile bu kısmın orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 10.02.2021 tarihli fen bilirkişi krokisinin kararın eki sayılmasına karar verilmiş; hükmün, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, "Taşınmazın fen bilirkişisi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 530.313 m² yüzölçümündeki bölümünün kesinleşmiş orman kadastrosuna göre orman sınırları içerisinde kaldığı, kararda usul ve Kanuna aykırılık bulunmadığının anlaşıldığı " gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olduğundan söz edilemez. Şöyle ki, dava kesinleşmiş orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olmasına rağmen, orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği dosyaya getirtilerek keşifte uygulanmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince öncelikle, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği dosyaya getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişisi ve bir fen elemanının katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli ve çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki, tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde bilirkişilerden müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı ve toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştıra ve inceleme ile yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya uygun bulunmadığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
S O N U Ç: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.