İstinaf başvurusunun esastan reddine

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Hatay ili Arsuz ilçesinde 1927 yılında Fransızlar tarafından yapılıp kesinleşen tesis kadastrosu sonucunda, ... mevkii 18 parsel sayılı 25.740 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tarla (ormanlık) vasfı ile Hazine adına tescil edilmiştir.
Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; Hatay ili Arsuz ilçesi ... mevkii 18 parsel sayılı taşınmazın müvekkili olan davacı tarafından yaklaşık 25 - 30 yıldır malik sıfatı ile ekilip biçildiğini, söz konusu yer üzerinde davacının zilyetliğinin çok eskiden beri devam etmekte olduğunu ileri sürerek, taşınmazın parselin davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; " Dava konusu taşınmazın 1927 yılında yapılan tesis kadastrosu ile orman vasfıyla Hazine adına kaydedildiği, tapulu taşınmazların zilyetlik yoluyla kazanılamayacağı " gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; " Dava konusu taşınmazın 1927 yılında yapılıp kesinleşen kadastro çalışmalarında Hazine adına tapuya kayıtlı olduğu, maliki açıkça belli olan tapulu bir taşınmazın zilyetlikle mülk edinilemeyeceği, bu nedenle taşınmazların orman arazisi veya tarım toprağı niteliği taşımasının da bir öneminin bulunmadığı " gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.