Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacı vekili; davalı tarafın liman sahasında kiracı olduğunu, ancak kiralanan alandan daha fazla yer kullandığını belirterek ecrimisil isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili; davanın reddini savunmuş, karşı dava ile de, kira sözleşmesindeki depozitonun kendisine ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl dava, ecrimisil; karşı dava, depozito ödemesine ilişkindir.
HMK'nın 297/2. maddesi, "Hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir " hükmünü içermektedir.
Hakim, tarafların talep sonucu ile bağlı olup, kararında taleplerin her biri hakkında verilen hükmü göstermesi gerekir (HMK m. 26; 297/2). Tüm dosya kapsamına göre; davalının karşı dava ile depozitonun kendisine geri ödenmesini talep ettiği belirlenmiş ise de; mahkemece bu konuda olumlu olumsuz bir karar verilmemiş olması sebebi ile yukarıdaki ilke kapsamında hükmün bozulması gerekmiştir.
Hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 07.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.