Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Davacı vekili; ... mahallesinde bulunan 15 ada 1045 parsel sayılı taşınmazda davacı ile davalının hissedar olduğunu, dava konusu taşınmazın tarla vasfında olduğunu, taşınmazın tamamından davalının tek başına yararlandığını, bu nedenle davalı tarafından dava konusu taşınmaza vaki müdahalenin meni ile fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak üzere ecrimisilin ödenmesini talep etmiştir.
Davalı, açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu belirterek reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan bina dışındaki bölümlerin tarımsal amaçlı olarak davalı tarafça kullanıldığı ve gelir elde edildiği belirtilerek, davalının davacının payı oranındaki vaki müdahalelesinin menine, ecrimisil talebinin ise kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenmesi ve/veya ecrimisil isteyebilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı ya da kullanabileceği bir kısım yer varsa açacağı elatmanın önlenmesini ve/veya ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve tapu kaydına göre; 2106,88 yüzölçümlü dava konusu 15 ada 1045 parsel sayılı taşınmazda tarafların paylı malik olduğu, davacının hissesinin 86,79 metrekare, davalının hissesinin ise 71,83 metrekare olarak göründüğü, alınan bilirkişi raporuna göre; dava konusu parselde 2 adet betonarme bina ve davalı tarafından kullanılan 3 adet tarımsal amaçlı yer olduğu, sözü edilen bu yerler dışında davacının hissesi olan 86,79 metrekare miktarında kullanabileceği boş alanın olduğu anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; az önce belirtmiş olduğumuz ilke çerçevesinde; paydaşın, payına karşılık kullanabileceği bir kısım yerin olduğu görülmekle, davanın reddedilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 Sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi