Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.07.2015 tarihli ve 2014/495 Esas, 2015/579 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık hakkında, cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin
birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi ve 62 nci maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, beşinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezasına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanığın kamera kayıtlarındaki şahıs olmadığına, katılanın sanığın yüzünü net teşhis edemediğine, teşhis'in hukuka uygun gerçekleştirilmediğine, sanığın atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığına ilişkindir.
A. Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Katılanın ve olay tanıklarının sanığın yüzünü net görmedikleri yönündeki beyanları, soruşturma evresinde yapılan teşhis işlemlerinin Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu'nun ek 6. maddesine aykırı olması ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenle Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, bunun yanında cinsel saldırı eyleminin işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süre ile katılanın iradesiyle hareket edebilme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı ve kişinin vücudunun suçun konusu olması nedeniyle katılanın hareket edebilme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği nazara alındığında, sanığın katılana cinsel saldırıda bulunması dışında katılanın hürriyetini kısıtlayan başkaca bir hareketin bulunmadığı kabul edilmesi nedeniyle, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun kanuni unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğinden hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenle Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.07.2015 tarihli ve 2014/495 Esas, 2015/579 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci ve 326 ncı maddeleri gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.04.2024 tarihinde karar verildi.