İstinaf başvurusunun esastan reddine

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

766 sayılı Tapulama Kanunu'na göre 02.03.1970 tarihinde kesinleşen kadastro tespitinde dava konusu ...ilçesi ...mahallesi 151 parsel sayılı taşınmazın 4620 m2 olarak tarla vasfıyla davalılar adına tescil edildiği, taşınmazın beyanlar hanesinde 22.07.1985 tarihli TEİAŞ Gen. Müd. lehine 1072 m2lik daimi irtifak hakkı mevcut olduğu, ...mahallesinde 22 nolu Orman tahdit Komisyonunca 1969 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) göre seri baz usulü yapılan Orman kadastrosunun 1970 yılında kesinleştiği, 1994-1997 yılları arasında 9 nolu Orman Kadastro Komisyonunca 3302 sayılı yasayla değişik 2/B çalışmaları yapılıp 09.06.1997 tarihinde 6 aylık askı ilanına alınıp bu süre sonunda kesinleştiği, 2014 yılında yapılan 22/a uygulama kadastrosu neticesinde 106 ada 26 parsel numarası alarak 4753 m2 yüz ölçümüyle tescil edildiği anlaşılmıştır.

Davacı vekili dava dilekçesi ile; Antalya ili, ...ilçesi, ...Mahallesi, eski 151 parsel yeni 106 ada 26 nolu parselin bir bölümünün kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisine alınarak 6831 sayılı Kanun uyarınca Devlet ormanı olarak sınırlandırmasının yapıldığını, ilanına müteakiben herhangi bir itiraza uğramadan kesinleştiğini, 2014 yılında ...mahallesinde Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün kadastro harita ve bilgilerinin güncellenmesi kapsamında yapılan çalışmalar sonucunda bu taşınmazın kesinleşmiş tahdit sınırları içinde kaldığının belirlendiğini ileri sürerek aynı zamanda eylemli orman olan bu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptal edilmesini talep ve dava etmiş, davalı ... vekili cevap dilekçesi ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "Dava konusu taşınmazın kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, hava fotoğraflarına, memleket ve amanejman haritalarına göre ve fiili durum itibariyle de orman vasfında olduğu, dolayısıyla taşınmaz 6831 sayılı yasanın 1. maddesine göre orman sayılan yerlerden olduğundan davanın kabulü ile Antalya ili, ...ilçesi, ...Mahallesi, 106 ada, 26 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişileri ... ve ... tarafından tanzim edilen 12.03.2019 havale tarihli fen bilirkişi raporunda yeşil renk ve (A) harfi ile gösterilen 1.841,56 m2 yüz ölçümlü kısmının davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline, tapu kaydının beyanlar hanesindeki şerhlerin silinmesine" karar verilmiş, karar davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince; "Dava konusu 106 ada 26 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 1.841,56 metrekare yüzölçümündeki bölümünün kesinleşmiş orman tahdit hattına göre orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek davanın kabulüne karar verilmesinde ve ormanlar üzerinde bir şerh mevcut olamayacağından bu kısımda TEİAŞ lehine bulunan irtifak hakkının terkinine yönelik hüküm kurulmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından istinaf edenin sıfatına göre davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiş, davalı ... vekili tarafından istinaf sebepleriyle benzer şekilde karar temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.