Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a-c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

Katılan vekilinin temyiz isteğinin, sözlerin katılanın şeref ve saygınlığını rencide edici nitelikte olduğuna, suçun sabit olduğuna, kararın bozulması gerektiğine vesaire yönelik olduğu belirlenmiştir.

Sanığın katılanın kullanmış olduğu telefon hattına 07.08.2015 günü saat 22.33'de "Aq" şeklinde, instagram isimli sosyal paylaşım hesabından ise "KARDEŞİMİ SEVMEMTAC&BÜ sonrası vicdansız kardeşimi 20 yıl besleyip attım. Hasta annemi istismarından kurtaramadan öldü. ALLAH VAR GAM YOK" şeklinde paylaşımda bulunduğundan bahisle hakaret ettiği iddiası ile kamu davası açılmış ancak Yerel Mahkemece sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı kabul olunmuştur.

A. Katılan vekilinin temyiz sebepleri yönünden

Yasal unsurları oluşmayan eylem nedeniyle sanık hakkında beraat kararı verilmesine ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Sair yönlerden
Sanık hakkında kurulan hükme yönelik yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.04.2024 tarihinde karar verildi.