Mağdure vekilinin temyiz isteği yönünden; kayden 17.08.1999 doğumlu olup Mahkemece ifadesinin alındığı 22.04.2015 tarihli duruşmada on beş yaşını doldurmuş olan mağdurenin, sanıklardan şikâyetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükmü temyize hakkının bulunmadığı belirlenmiştir.

Katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteği yönünden; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
Sanık ...'un uzaktan akrabası olan mağdurenin ikamet ettiği eve giderek mağdurenin rızası dışında birden fazla kez göğüslerini okşadığı, dudaklarından öpmeye çalıştığı, yanaklarından öptüğü, mağdurenin servis şoförü olan sanık ...'ın 11.06.2014 tarihinde mağdureyle araçta yalnız kaldıkları sırada aracı ıssız bir yerde durdurarak mağdureyi öptüğü, mağdureye sarılmaya çalıştığı iddiasıyla açılan kamu davasında, Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.09.2015 tarihli ve 2015/44 Esas, 2015/195 Karar sayılı kararı ile; sanık ...'un çocuğun cinsel istismarı, sanık ...'ın çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.

Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Kanun maddelerinin yanlış uygulanmasına, eksik inceleme ve araştırma yapılması nedeniyle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

A.Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Kayden 17.08.1999 doğumlu olup Mahkemece ifadesinin alındığı 22.04.2015 tarihli duruşmada on beş yaşını doldurmuş olan mağdurenin, sanıklardan şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükümleri temyize hakkının bulunmadığı anlaşıldığından, mağdure vekilinin temyiz isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir.

B.Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
İntikal zamanı, mağdurenin aşamalardaki beyanları, savunmalar, raporlar, tanık ifadeleri ve Mahkemenin gerekçesine göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşıldığından, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

A.Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle, Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.09.2015 tarihli ve 2015/44 Esas, 2015/195 Karar sayılı kararına yönelik mağdure vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B.Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle, Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.09.2015 tarihli ve 2015/44 Esas, 2015/195 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.04.2024 tarihinde karar verildi.