Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Yerel Mahkemenin 2009/12 Esas, 2010/145 sayılı kararıyla sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilerek, hükmün 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın beş yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş,

2. Samsun 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/991 Esas, 2016/101 sayılı kararıyla sanığın denetim süresi içinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle ihbarda bulunulmuş,

3. İhbar üzerine Yerel Mahkemece başlıkta bilgileri yer alan kararla hüküm aynen açıklanmıştır.

Sanığın 17.05.2016 tarihli temyiz dilekçesinde; atılı suçu işlemediğini belirterek kararı temyiz ettiği görülmüştür.

Sanığın haciz işlemi sırasında, icra memuru olan şikayetçinin icra işlemi yapmasını engellemek suretiyle görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği, sanık savunması, şikayetçi beyanı, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamıyla, Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.

5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinde "görevi yaptırmamak için direnme" başlığıyla "seçimlik hareketli" ve "amaçlı bir fiil" olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin icra vasıtalarının "cebir veya tehdit" şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen fiillerin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alındığında; somut olay kapsamında, sanığın haczedilen fındık dolu çuvalları kesme şeklindeki eyleminde, ne şekilde icra memuruna karşı cebir veya tehdit kullanıldığı kanıtlara dayalı olarak açıklanıp tartışılmadan, yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi,
Nedeniyle kararda hukuka aykırılık görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.04.2024 tarihinde karar verildi.