Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, süresinden sonra ve hükmedilen ceza miktarına göre 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1.Sanık hakkında, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 18.09.2013 tarihli, 2013/9207 Esas sayılı iddianamesiyle mağdure sayısınca çocuğun cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Büyükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.03.2014 tarihli, 2013/421 Esas, 2014/114 Karar sayılı kararı ile, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan Ağır Ceza Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir.
3.Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.03.2015 tarihli, 2014/319 Esas, 2015/58 Karar sayılı kararı ile sanığın, olay tarihinde on iki yaşından küçük mağdure Aleyna ile mağdure Senanur'un dudağından öpme şeklinde gerçekleştirdiği kabul edilen eylemlerde mevcut delillerin değerlendirilmesi ile, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca açılan kamu davalarının şikayet yokluğu nedeniyle düşürülmesine; mağdure Senanur'a yönelik ise daha sonraki bir tarihte, cinsel organını elleme, göğsüne dokunma ve dudağından öpme şeklinde gerçekleştirdiği kabul edilen eylemde mevcut delillerin değerlendirilmesi ile, 6545 sayılı Kanun değişikliği lehine kabul edilerek çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
A.Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Kısa karar ile gerekçeli kararın örtüşmediğine, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, yalnızca mağdurların soyut beyanı bulunduğuna ve başka delillerle beyanların desteklenmediğine, ruh sağlığı raporunun eski yasal düzenlemede mevcut olduğuna, üst hadden ceza verilmesinin kanuna aykırı olduğuna ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
B.O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Sanık hakkında mağdure Aleyna'ya yönelik eylemi nedeni ile mahkûmiyet kararı verilmesi, diğer mağdure Senanur'a yönelik ise zincirleme şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hükümler kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
5271 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinde yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında görevsiz mahkemece yapılan işlemlerin hükümsüz olduğunun düzenlenmesi karşısında kovuşturma evresinde Büyükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesince verilen görevsizlik kararı üzerine mağdureler, şikâyetçiler ve tanıkların yeniden dinlenilmelerinden sonra toplanacak delillere göre, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması, hukuka aykırılık bulunmuştur.
Kabul ve uygulamaya göre de;
1.Sanığın olay tarihinde on iki yaşından küçük mağdurelere yönelik işlediği kabul edilen dudaktan öpme şeklindeki cinsel istismar içeren eyleminin 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturup, suçun failinin çocuk olması halinde soruşturma ile kovuşturmasının şikayete bağlı olduğu gözetilmeden sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken müsnet suçun takibinin şikâyete tabi bulunduğu kabul edilerek şikâyetten vazgeçme nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Adli Tıp Kurumunun bilinen istikrarlı uygulamalarına göre, eylem sonucunda mağdure Senanur'un ruh sağlınının bozulup bozulmadığına ilişkin tespitin, suç tarihinden itibaren en az 6 ay geçtikten sonra yapılması gerektiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 05.04.2011 gün ve 2011/56 Esas, 2011/76 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan veya Adli Tıp Kurumu Kanununun 7,23/B ve 31 inci maddeleri gereğince Yükseköğretim Kurumları veya birimlerine bağlı hastanelerden, konunun uzmanı bir çocuk psikiyatrisinin katılımı ile Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulunun teşekkülüne göre oluşturulmuş en az 5 kişilik bir heyetten, suçun sonucunda mağdurenin ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda rapor alınarak, neticesine göre 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanunla getirilen düzenlemeler de nazara alınıp, belirlenecek lehe kanuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken suç tarihinden itibaren 6 ay geçmeden ve tek hekim raporu esas alınarak, mağdurenin olay nedeni ile ruh sağlığının bozulduğu kabul edilip 6545 sayılı Kanun değişikliğinin sanık lehine değerlendirilmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.03.2015 tarihli, 2014/319 Esas, 2015/58 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, farklı gerekçeyle Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.04.2024 tarihinde karar verildi.