İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.11.2017 tarihli ve 2017/158 Esas, 2017/198 sayılı Kararı ile Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 25.11.2019 tarihli ve 2018/98 Esas, 2019/665 sayılı Kararı ile Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 13.12.2021 tarihli, hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
Sanık müdafinin temyiz sebepleri özetle;
Kararın haksız ve hukuka aykırı olduğuna, delil bulunmadığına, ByLock kayıtlarının hukuka aykırı delil olduğuna, ByLock iddiasının sübut bulmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, eksik inceleme yapıldığına,
Bu nedenlerle ve dilekçede belirtilen sair nedenlerle hükmün bozulmasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Temyizin kapsamına göre;
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Oluş, iddia, mahkeme kabulü, sanık müdafinin temyizinin kapsamı ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında;
1- Temyiz aşamasında dosyaya gelen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 11.07.2023 tarihli tutanağı ve eklerinin okunması ile tutanakta sanığa ait olduğu belirtilen .... ID nolu ByLock tespit ve değerlendirme Tutanağının ilgili birimlerden istenilmesi ve tutanağın temini halinde ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulması ve UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankası üzerinden sanıkla ilgili beyan bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa onaylı suretleri dosyaya getirtilip, gerekirse tanık veya tanıkların duruşmaya çağrılıp dinlenildikten sonra toplanan tüm delillerin duruşmada okunarak sanık ve müdafiinden diyecekleri sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi,
2- 25.09.2024 tarihli dilekçesi ile etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini bildirip örgüt mensupları ve faaliyetleri ilgili bilgiler veren sanık hakkında yeniden savunmasının alınarak gerekli teşhis işlemlerinin yaptırılarak sonucuna göre etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışıldıktan sonra sanık hakkında bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümününde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 25.11.2019 tarihli ve 2018/98 Esas, 2019/665 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinini birinci fıkrası uyarınca Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay İlamının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.09.2024 tarihinde karar verildi.