Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü,
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının maliki olduğu davacı nezdinde trafik sigortalı aracın tek taraflı trafik kazası yapması sonucu araçta bulunan yolcunun maluliyeti oluştuğunu, bu nedenle davacı aleyhine başvurulan mahkeme yolu ve tahkim yolu neticesinde Ankara 20. İcra Müdürlüğü'nün 2017/4374 Esas sayılı dosyasına 08.03.2017 tarihinde 93.940,13 TL, Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2016/15674 Esas sayılı dosyasına 18.08.2016 tarihinde 32.681,87 TL ödendiğini, davalı sigortalı araç sürücüsünün ehliyetsiz olarak sigortalı aracı kullandığını ve tam kusurlu olduğunu açıklayıp davacı tarafça ödenen 126.622,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne, 97.830,11 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; rücu istemine konu kazanın araç için gerekli ehliyetnameye haiz olmayan Şaban Arslantürk sevk ve idaresindeyken tek taraflı, araç aksamından kaynaklı herhangi bir etken olmaksızın gerçekleştiği, kazanın oluşuna dair tutanak ve belgelere göre maddi vakıaların bilirkişi incelemesini gerektirmeyecek kadar sarih olması, bu maddi vakıalar uyarınca sürücünün tam kusuru ile kazanın gerçekleşmesi ve sigorta sözleşmesinin tarafı olan davalının ödenen miktardan sorumluluğu karşısında, mahkemece yargılamada usulüne uygun tebligatlar ile davadan haberdar edilen davalının sorumluğunun kabul edilmesinde isabetsizlik bulunmadığı sigorta şirketi tarafından dava dışı kişinin maluliyeti sebebiyle icra takiplerine dayalı ödemeler Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi ve Sigorta Tahkim Komisyonunda açılan davalar neticesindeki hükümlere göre yapıldığından, gerçek zarardan sorumlu olan davalının dava ve icra takibinden kaynaklı masraflardan da sorumlu olması sebebiyle mahkemece davanın tam kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalının İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne, 126.622,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve saysısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
Uyuşmazlık konusu dava, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında dava dışı 3. şahıslara ödenen tazminatın rücuen davalı sigortalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun olup, davalının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeple;
Davalının tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
6502 Sayılı Tüketici'nin Korunması Hakkında Kanun'un 73/2 nci maddesi gereğince davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne, karardan bir suretin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, 19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.