Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 08.01.2017 tarihinde davacıların eş/babası ...’nin davalıya trafik sigortalı araç sürücüsü Mustafa Yiğit’in sevk ve idaresindeki aracın yaptığı trafik kazasında yardım ederken dava dışı bir aracın çarpması sonucunda vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde desteğin herhangi bir kusuru bulunmadığını, davadan önce davalı ... şirketine yapılan başvurunun araç sürücüsünün kusurunun bulunmaması nedeni ile reddedildiğini belirterek davacı ... yönünden 3.000,00 TL, davacı ... yönünden 1.000,00 TL, davacı ... yönünden 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile taleplerini davacı ... için 176.783,15 TL, davacı ... için 11.908,15 TL, davacı ... için 14.332,25 TL olarak artırmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacılar desteğinin vefatında sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, davacının davasını ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 06 MFR 30 plakalı araç sürücüsü Mustafa Yiğit’in birinci kazada kusurlu olduğu ve bu aracın davalı ... şirketine Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) ile sigortalı olduğu, davacıların murisinin ise ikinci kazada vefat ettiği ve murisin ölümüne sebebiyet veren ikinci kaza nedeni ile dava dışı araç sürücüsü Fatih Kaya’nın kusurlu olduğu, bu nedenlerle davacıların desteğinin ölümü ile ilgili olayda davalı taraf araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı ve davalı ... şirketinin sorumluluğunun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; davalı ... şirketinin sigortalısı olan araç sürücüsü Mustafa Yiğit’in alkollü iken kendi hatası ile yapmış olduğu kazaya, müteveffanın insanlık adına yardım için gittiği sırada müteveffanın, bir başka aracın çarpması neticesinde hayatını kaybettiğini, müteveffanın insanlık görevini yerine getirirken hayatını kaybettiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, davacılar murisi ...’nin vefatı ile sigortalı araç sürücüsünün yaptığı kaza arasında illiyet bağı bulunmadığı, davacılar murisi yayanın, önceden kaza yapmış olan sigortalı araç sürücüsü Mustafa Yiğit’e yardım etmek üzere kaza mahallinde bulunduğu esnada dava dışı sürücü Fatih Kaya’nın sevk ve idaresindeki aracın çarpması neticesi hayatını kaybettiği, ölüm olayında sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil bir kusur bulunmadığı, nitekim bu durumun mahkemece alınan kusur raporu ve kesinleşen ceza mahkemesi kararında esas alınan kusur raporu ile de maddi vaka olarak kesinlik kazandığı, kusuru bulunmayan sigortalı araç sürücüsünün ve dolayısıyla davalı ... şirketinin meydana gelen zarardan sorumlu tutulamayacağı gerekçesi ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davalı ... şirketinin sigortalısı olan araç sürücüsü Mustafa Yiğit’in alkollü iken kendi hatası ile yapmış olduğu kazaya, müteveffanın insanlık adına yardım için gittiği sırada müteveffanın, bir başka aracın çarpması neticesinde hayatını kaybettiğini, müteveffanın insanlık görevini yerine getirirken hayatını kaybettiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 ve 92 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeple;
Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.