Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HMK.'nun 27. maddesi hükmü uyarınca, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi haklarıyla bağlı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Hukuki dinlenilme hakkı, Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının en önemli unsurudur. Bu itibarla, paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince; Dava konusu taşınmazın hissedarlarından ...'a dava dilekçesi ekli 18.4.2008 tarihli duruşma gününü bildirir davetiye şahsın üst komşusunun beyanı ile yaklaşık 1 yıl önce adresten taşınması nedeniyle 14.4.2008 tarihinde iade edilmişken 20.06.2008 tarihli duruşma gününü bildirir davetiye, davalıya yeniden tebligat çıkarılmasına ilişkin Mahkemece verilen ara karar dahi olmaksızın aynı adrese bu kez şahıs işte olduğundan muhtara teslim olunmak ve ihtarname kapıya yapıştırılıp komşuya haber verilmek suretiyle 27.5.2008 tarihinde tebliğ edilmiştir. Tebligatlar arasındaki bu çelişki giderilmeden adı geçen davalı ...'a dava dilekçesi ve duruşma gününün usulüne uygun tebliğ edildiği söylenemez. Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece re'sen nazara alınması gerekir. Adı geçen davalı ...'ın mernis sistemindeki adresi de araştırılmak suretiyle tespit edilecek adresine dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilerek taraf teşkilinin sağlanması, sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 13.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.