İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan tahliye istekli icra takibine vaki itiraz üzerine alacaklı tarafın itirazın kaldırılması ve tahliye isteğine ilişkindir. Mahkemece itirazın kaldırılmasına ve temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesine karar verilmesi üzerine karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı tarafından 2010 yılı Ağustos ayından 2011 yılı Haziran ayı dahil olmak üzere aylık 700 TL üzerinden toplam 7.700 TL kira alacağının tahsili için davalı borçlu aleyhine icra takibi başlatılmıştır. Davalı borçlu yasal süresinde borca yaptığı itirazında, kiralayana borcu bulunmadığını kira bedellerini fazlasıyla ödediğini beyan etmiş, kira sözleşmesine, sözleşme altındaki imzaya ve kira miktarına açıkça itiraz etmemiştir. Bu durumda kiracılık ilişkisi ve kira miktarının kesinleştiğinin kabulü gerekir. Borçlu kira akdine itiraz etmediğine göre istenen kira alacağının ödendiğini İİK. 269/c maddesinde nitelikleri yazılı belgelerden biri ile ispatlamalıdır. Yargılama sırasında davalı borçlu tarafından kira ödemelerine ilişkin olduğu belirtilerek, bir kısım ödeme belgeleri sunulmuştur. Mahkemece sunulan ödeme belgeleri incelenerek takip konusu alacağa ilişkin ödeme var ise, mahsup edildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, dar yetkili icra mahkemelerinde başvurulması olanaklı olmayan yemin deliline dayanılarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 13.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.