T U T U K L U
D U R U Ş M A T A L E P L İ

MAKTULLER: ..., ..., ...

Sanık hakkında maktul ...'a yönelik kasten öldürme suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan kurum vekilinin istinaf başvurusunun incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sıfat yokluğu gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 279/1-b maddesi gereğince verilen istinaf başvurusunun reddine dair kararın temyizi kabil olmayıp itiraz kanun yoluna tabi olduğu belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen diğer kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I.HUKUKÎ SÜREÇ

1.Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2021 tarihli ve 2021/158 Esas, 2021/225 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;

a.Maktul ...'a yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-e ve 53. maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

b.Maktuller ... ve ...'e yönelik kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1 ve 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

Karar verilmiştir.

2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 18.03.2022 tarihli ve 2021/1231 Esas, 2022/755 Karar sayılı kararıyla;

a.Sanık hakkında maktul ...'a yönelik kasten öldürme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne ilişkin katılan kurum vekilinin istinaf talepleri, katılan kurumun bu suçun zarar göreni olmaması ve katılan sıfatı bulunmaması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 279/1-b maddesi gereğince istinaf başvurusunun reddine,

b.Sanık hakkında maktullere yönelik kasten öldürme ve nitelikli kasten öldürme suçlarından kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısının, katılan kurum vekilinin, katılan ... vekilinin ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca vekâlet ücreti yönünden düzeltilerek esastan reddine,

Karar verilmiştir.

1.Katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanığın maktullere yönelik eylemi nedeniyle bir aileyi yok ettiğine, her üç maktul yönünden sanık hakkında tasarlayarak ve canavarca hisle kasten öldürme suçlarından hüküm kurulması gerektiğine,

2.Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanığın maktul ...’e yönelik eylemini tasarlayarak, canavarca hisle ve bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla gerçekleştirdiğine,

3.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, eksik incelemeye, suçun maddi ve manevi unsularının oluşmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, İlişkindir.

Maktuller ... ve ...’in karı koca oldukları, yaşı küçük maktul ...’un diğer maktullerin müşterek çocuğu olduğu, sanığın maktul ... ile ortak iş yaptığı ve aralarında borç ilişkisi bulunduğu, dosyada mevcut kamera görüntülerine göre sanığın olay günü saat 19.16'da maktullerin ikâmetine geldiği, maktullerin akşam yemeği için dışarıdan yemek söyledikleri, yemeğin tanık R.A. tarafından saat 19.39’da teslim edildiği, maktuller ... ve ...’nin bu yemeği salonda bir tepside, maktul ...’ın ise mutfakta yediği sırada sanığın da maktullerin ikâmetinde bulunduğu, tanık komşuların beyanına göre saat 20.10 sıralarında maktullerin evinden bağrışma sesleri duyulduğu, yine saat 20.20 sıralarında maktul ...’a ait olmayan bir sesin “... ...” şeklinde bağırdığının duyulduğu, akabinde sanığın 20.30 sıralarında elinde beyaz bir poşet ile maktullerin ikâmetinden çıkarak kendi ikâmetine gittiği, ertesi gün maktullerden ...’in kızı katılan ...’un aileye ulaşamadığını belirterek yardım istemesi üzerine aralarında sanığın da bulunduğu şahsılar tarafından yanlarında kolluk ekipleri de bulunduğu halde ikâmetin kapısının çilingir vasıtasıyla açıldığı, maktuller ... ve ...’un salonda, maktul ...’ın ise giriş kapısı girişinde mutfak ile salon arasındaki koridor zeminde sırt üstü yatar vaziyette bulunduğu, maktuller hakkında düzenlenen otopsi raporlarına göre maktul ...’ın yüz, boyun, göğüs, batın, üst ekstremite de 9 tanesi müstakilen öldürücü nitelikte olmakla toplam 27 adet delici-kesici alet yaralanmasına bağlı olarak epiglot, tiroid kartilaj ve kosta kemik kesileri ile birlikte iç organ ve büyük damar yaralanmasından gelişen iç ve dış kanama sonucu, maktul ...’in boyun, göğüs, üst ekstremite de 10 tanesi müstakilen öldürücü nitelikte olmakla toplam 18 adet delici-kesici alet yaralanmasına bağlı bağlı sternum kesisi ile birlikte iç organ ve büyük damar yaralanmasından gelişen iç ve dış kanama sonucu ve olay tarihinde 4 yaşında olan maktul ...’un da göğüs, bel ve bacağında 2 tanesi müstakilen öldürücü nitelikte olmakla toplam 4 adet kesici delici alet yaralanmasına bağlı kosta kemik kesisi ile birlikte iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu vefat ettiklerinin belirtildiği, sanığın aşamalarda üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği ancak dosya içerisindeki mevcut kamera görüntüleri, sanığın ikâmetine ait ortak alanda bulunan ve maktuller ... ve ...’a ait örneklerinin tespit edildiği kanlı çoraplar, yine sanığın ikâmetinde ele geçen botun olay sırasında maktullerin evinde bulunduğu tespit edilen şahsın giymiş olduğu bot ile aynı olduğuna ilişkin bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde sanığın belirlenemeyen sebepler ile maktulleri bıçaklayarak öldürdüğü anlaşılmıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suçun maddi ve manevi unsurlarının gerçekleştiği, dosyada eksik incelemenin bulunmadığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, mevcut delillerle sanık hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulmasında isabetsizlik bulunmadığı, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, canavarca hisle öldürmenin, sırf öldürmüş olmak için öldürme, ölenin acı çekmesinden zevk duymak için öldürme, eziyet çektirerek öldürmenin ise öldürme kastının yanında işkence ya da eziyet çektirme kastını içeren, ölümü meydana getirme bakımından zorunlu olmayan ve ölüme takaddüm eder vahşice hareketler olarak tanımlanması karşısında sanığın canavarca hisle ya da eziyet çektirerek öldürme amacıyla hareket ettiğini kabule yeterli ve yine maktul ...'e yönelik eylemin, suç delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla gerçekleştirdiğine ilişkin her türlü kuşkudan uzak yeterli kesin kanıt bulunmadığı, eylemlere uyan suç vasıflarının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

A. Sanık hakkında maktul ...'a yönelik kasten öldürme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne ilişkin katılan kurum vekilinin istinaf başvurusu hakkında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar yönünden;
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında maktul ...'a yönelik kasten öldürme suçundan kurulan

mahkûmiyet hükmüne yönelik katılan kurum vekilinin istinaf istemi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 5271 sayılı Kanun'un 279/1-b maddesi gereğince verilen istinaf başvurusunun sıfat yokluğundan reddine dair kararın aynı Kanun'un 279/1-son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu ve kanun yolunun re'sen dikkate alınacağı anlaşılmakla, Mahkemesince yetkili ve görevli itiraz merciine gönderilmek üzere dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

B. Sanık hakkında maktuller ... ve ...'a yönelik kasten öldürme ile maktul ...'a yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan kurulan hükümler yönünden;

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 18.03.2022 tarihli ve 2021/1231 Esas, 2022/755 Karar sayılı kararında katılan kurum vekili (maktuller ... ve ... yönünden), katılan ... vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.09.2024 tarihinde karar verildi.