B O Z M A Ü Z E R İ N E
Mahkûmiyet
Bozma üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Gerekçeli kararın hüküm ve gerekçe kısmında basit yargılama nedeniyle sonuç cezadan indirim yapılmaması gerekçesinin "sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle mahkemenin 2021/237 Esas, 01.09.2021 tarihli ilamı ile kurulan mahkumiyet hükmüne sanık lehine ve sanık müdafii tarafından itiraz edilmiş olması'' şeklinde gösterildiği, gerekçe ve hüküm arasında bu hususta bir çelişki bulunmadığı gözetildiğinde, bu yönden tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanığın üzerine atılı güveni kötüye kullanma suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Bozmaya uyularak yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.09.2024 tarihinde karar verildi.