Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili, davalı vekili ve dahili davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Davacı Hazine vekili, asıl ve birleşen dava dosyasında idare memurlarınca yapılan denetim ve tespitte; davalılar ve dahili davalılar tarafından kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan alana müdahalede bulunulduğu ve bu bölümde iskele, kumsal, yeşil alan, çiçeklik, kayrak zemin, bina ve yol yapılmış olduğunun tespit edildiğini açıklayarak, elatmanın önlenmesi ve kal talep etmiştir.
Davalı ... vekili, taşınmazı kiralayıp alt kira sözleşmesi ile başka şirkete kiraya verdiklerini, sözleşmenin de sona erdiğini ve taşınmazı kendilerinin hiç kullanmadığını, kiracı olarak taşınmazda değişiklik yapmalarının da mümkün olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Dahili davalı ... Ltd. Şti. vekili, kal talep edilen imalatların kendileri tarafından yapılmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Dahili davalı ... vekili, taşınmazı kiraladıkları haliyle kullandıklarını, kiracı olarak taşınmazda değişiklik yapmalarının mümkün olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Birleşen dosya davalısı ... vekili, taşınmazdaki kira sözleşmelerinin dava tarihinden çok önce fesh edildiğini ve herhangi bir kullanımlarının söz konusu olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, birleşen davanın husumet yönünden reddine, asıl dava yönünden; davanın kabulü ile davaya konu 20 ada, 14 parsel (20 ada 19 parsele dönüşen) taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde bulunduğu belirlenen ve bilirkişiler tarafından düzenlenen 07.11.2014 tarihli kök rapor ve 15.01.2016 tarihli ek rapor ve krokide ayrı ayrı yüzölçümleri ve konumları belirlenen A, B, C, D, F ve G harfli bölümlere yönelik davalıların haksız müdahalesinin men'i ile bu bölümlerde gösterilen muhdesatların kal'ine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili, davalı vekili ve dahili davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı vekilinin ve dahili davalılar vekillerinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davacı vekilinin birleşen dava yönünden vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Birleşen dosya davalısı ... hakkındaki dava husumetten ret edildiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2. maddesi gereğince maktu vekalet ücreti yerine, nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur. Ne var ki bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir

Yukarıda (2) nolu bentte gösterilen sebeple davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile gerekçeli kararın birleşen davaya yönelik (3). bendinde geçen "3-Davalı ... Ltd. Şti. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 9.150,00 TL nispi vekâlet ücretinin davacıdan alınarak ile davalı ... Ltd. Şti.'ne verilmesine" ifadesinin hüküm yerinden çıkartılmasına, yerine "3-Davalı ... Ltd. Şti. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 7/2 fıkrası uyarınca 1.800,00 TL maktu vekâlet ücretinin davacıdan alınarak ile davalı ... Ltd. Şti.'ne verilmesine" ifadesinin yazılmasına, 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, davalı vekilinin ve dahili davalılar vekillerinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
3402 Sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, 23.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.