SAYISI: 2022/İHK-27730
SAYISI: K-2022/63660
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda İtiraz Hakem Heyetince verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının murisi ile davalı arasında hayat sigorta poliçesi düzenlendiğini, murisin poliçe teminat süresi içinde öldüğünü, sigorta sözleşmesi imzalanırken sağlık verilerine ulaşılacak tüm metinlere izin verildiğini, murisin poliçe tanzimi sırasında hiç bir bilgi gizlemediğini açıklayıp poliçe teminat bedeli 593.400,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; murisin poliçe tanzimi sırasında doğru beyan yükümlüğüne aykırı davrandığını, bu nedenle talebin teminat kapsamı dışında kaldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüyle 593.400,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itirazın reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; murisin poliçe tanzimi sırasında doğru beyan yükümlüğüne aykırı davrandığını, bu nedenle talebin teminat kapsamı dışında kaldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
hayat sigorta poliçesine dayalı alacak istemine ilişkindir.
Davacının murisi ile davalı arasında 30.10.2020 başlangıç tarihli, bir yıllık hayat sigorta poliçesi düzenlenmiş, muris 21.11.2020 tarihinde ölmüştür. Davacı vekilince poliçedeki vefat teminatının tahsili talep edilmiş, davalı vekilince murisin sigorta öncesinde kanser hastası olduğu, bu durumun sigortacıya bildirilmediği, böylece talebin teminat kapsamı dışında olduğunu savunulmuş, hakem heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Anılan karar ve kararın dayandığı gerekçeler dosya kapsamına, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmektedir.
Uyuşmazlık, poliçenin düzenlenmesi sırasında sigortalının kanser hastalığı olup olmadığı, kanser hastalığını kasten gizleyip gizlemediği, ihbar/doğru beyan yükümlülüğüne aykırı davranıp davranmadığı noktasında toplanmaktadır.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda beyan yükümlülüğü, kapsamı ve sonuçları 1435,1436,1437 ve 1439/2 nci maddelerinde düzenlenmiştir.
Sigorta ettiren sözleşmenin yapılması sırasında bildiği veya bilmesi gereken tüm önemli hususları sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Sigortacıya bildirilmeyen, eksik veya yanlış bildirilen hususlar, sözleşmenin yapılmamasını veya değişik şartlarda yapılmasını gerektirecek nitelikte ise, önemli kabul edilir. Rizikonun gerçekleşmesinden sonra, sigorta ettirenin ihmali ile beyan yükümlülüğü ihlal edildiği takdirde, bu ihlal tazminatın veya bedelin miktarına yahut rizikonun gerçekleşmesine etki edebilecek nitelikte ise, ihmalin derecesine göre tazminattan indirim yapılır. Sigorta ettirenin kusuru kast derecesinde ise beyan yükümlülüğünün ihlali ile gerçekleşen riziko arasında bağlantı varsa, sigortacının tazminat veya bedel ödeme borcu ortadan kalkar; bağlantı yoksa, sigortacı ödenen primle ödenmesi gereken prim arasındaki oranı dikkate alarak sigorta tazminatını veya bedelini öder şeklindedir.
Bu düzenlemeler kapsamında; sigorta sözleşmelerinde beyan yükümlülüğü sigortalı/sigorta ettirene getirilen bir mükellefiyettir.
Hayat sigortaları vefat riskinin üstlenildiği sözleşmeler olup, riske yönelik değerlendirmeler akdin kurulup kurulmamasına da etki eden en önemli unsurdur. Bu bağlamda sorulara verilen cevapların doğruluğu akdin kuruluşuna esas teşkil etmektedir.
Somut olayda Hakem Heyetince, poliçenin tanzimi sırasında muristen sağlık beyanı alınmadığından, bildirmediği hastalığı sebebi ile doğru beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığı kabul edilemeyeceği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Her ne kadar muris ile davalı arasında düzenlenen hayat sigorta poliçesinin düzenlenmesi sırasında davalı tarafça murise sağlık beyanına ilişkin soru yöneltilmemiş ise de davaya konu sigorta poliçesinin ve rizikonun gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Yeni Türk Ticaret Kanununun 1435 inci maddesi gereğince sigortalı, sözleşmenin yapılması sırasında bildiği tüm önemli hususları sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Bu yasa maddesi ile, sigortacının poliçe tanzimi/yenilenmesi sırasında sigortalının sağlığına ilişkin beyanını almasa dahi sigortalıya beyan yükümlüğü getirilmiştir.
Buna göre murisin tedavisine ilişkin tüm tıbbi müşahede evrakları getirtilerek alınacak uzman bilirkişi raporunda; murisin hayat sigorta poliçesinin tanzimi sırasında hasta olup olmadığının, hastalığını bilip bilmediğinin ve bildirmediği hastalığı ile ölümü arasında illiyet bağı olup olmadığı araştırılarak yukarıda değinilen yasa maddeleri uyarınca bir karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.