İcra Mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli başlatılan icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine yapılan itirazın kaldırılması ve takibin devamı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; borçlu kiracı hakkında ödenmeyen kira bedellerinin tahsili için icra takibi yapıldığını, borçlu davalının takibe haksız itirazda bulunduğunu belirterek, itirazın kaldırılmasına ve kiralananın tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı davanın reddini savunmuştur.
Davacı alacaklı, davalı borçlu hakkında 16.09.2011 tarihinde 1.1.2000 başlangıç tarihli sözlü kira akdine dayanarak başlattığı tahliye istekli icra takibinde, 3500.- TL ödemeyen kira bedelinin tahsilini istemiştir. Davalı borçlu 22.11.2011 tarihli itiraz dilekçesinde borca ve tüm ferilerine itiraz ettiğini belirtmiştir. Davalı borçlu itirazında borca ve faizine itiraz etmiş olsa bile kira akdine ve kiracılık ilişkisine itiraz etmediğinden, İ.İ.K.nun 269/2. maddesi gereğince akdi kabul etmiş sayılacağından, taraflar arasında kira ilişkisi kesinleşmiştir. Mahkemece, kira akdinin sözlü de yapılabileceği gözden kaçırılarak, itirazın kaldırılması isteminin yargılamayı gerektirdiğinden bahisle reddine karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 13.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.