HÜKÜM:
Davanın kabulüne,
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalılardan ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Kadastro sırasında ... köyü 1019 parsel sayılı taşınmaz 10.700 metrekare yüzölçümü ve tarla niteliği ile Nazif Şener adına senetsizden tespit edilmiştir.
Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; Balıkesir ili Balya ilçesi ... köyünde, 3116 sayılı Orman Kanunu'na (3116 sayılı Kanun) göre yapılan orman tahdidin aplikasyonu ile 1744 sayılı Kanun ile değişik 2 nci madde uygulaması çalışmalarında dava konusu 1019 parselin 2 nci madde uygulanan sınırlar içerisinde kaldığını, ne var ki arazi kadastrosu sırasında davalı adına yolsuz olarak tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek taşınmazın orman ya da 2/B vasfında olan kısımlarının tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "alınan bilirkişi raporlarına göre dava konusu yerin 3116 Sayılı Kanuna göre yapılan orman tahdit çalışmaların orman sınırları içinde yer aldığı, daha sonra 1979 yılında 1744 sayılı Kanuna göre yapılan 2. madde çalışmaları ile 1999 yılında 3302 sayılı Kanuna göre yapılan 2/B uygulamalarında ise çekişmeli taşınmazın orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olduğu" gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısmının tescilinin iptali ile bu kısmın davacı adına 2/B vasfı ile kayıt ve tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1949 yılında 3116 sayılı Kanuna göre yapılan ve kesinleşen orman tahdidi, 1979 yılında başlanarak 1983 yılında kesinleşen 6831 sayılı Orman Kanununun 1744 sayılı Kanun ile Değişik 2 nci madde çalışmaları ile 1999 yılında 3302 sayılı Kanuna göre yapılan 2/B uygulamaları bulunmaktadır. Arazi kadastro çalışmaları 1982 yılında yapılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince verilen karar usul ve kanuna aykırıdır. Şöyle ki; karar tarihinden sonra yürürlüğe giren, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1744 sayılı Kanun ile Değişik 2., 2896 ve 3302 sayılı Kanunlar ile değişik 2/B maddesi gereğince, nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin değerlendirilmesi, yeni orman alanlarının oluşturulması, nakline karar verilen Devlet ormanları içinde veya bitişiğinde bulunan köyler halkının yerleştirilmesi ve orman köylülerinin kalkındırılmasının desteklenmesi ile Hazineye ait tarım arazilerinin satışına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi amacıyla düzenlenen 19/04/2012 tarihli ve 6292 sayılı “Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun”, 26.04.2012 tarihli ve 28275 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak, aynı tarihte yürürlüğe girmiş ve aynı Kanunla 17.10.1983 tarihli ve 2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanun ile 16.02.1995 tarihli ve 4070 sayılı Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmış, 6831 sayılı Kanunun bazı maddelerinde de değişiklikler yapılmış, bu cümleden olarak, diğer bir çok hükmün yanı sıra, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanlara ilişkin tapu kaydına konulan şerhlerin silinmesi, bu alanlar için Hazine tarafından dava açılmaması, açılan davalardan vazgeçilmesi ya da davaların durdurulması, tapusunun iptaline karar verilen taşınmazların tekrar tapu sahibine iadesi gibi konular düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerin, dava konusu taşınmazın niteliğine ve durumuna göre görülmekte olan davaya etkisinin değerlendirilmesi için yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davalının temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden ...'a iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/III-1,2,3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
19.09.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.