Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı ... Yönetimi, tapuda davalı adına kayıtlı ... ili, ... ilçesi, ... köyü 316 parsel numaralı taşınmazın 664,43 m2'lik bölümünün orman tahdidi içerisinde kaldığını ileri sürerek bu bölümün tapusunun iptali ile Hazine adına orman niteliğiyle tescili, davalının taşınmaza müdahalesinin önlenmesi istemiyle dava açmış, davalı ..., 04.01.2016 havale tarihli dilekçesinde özetle açılan davayı kabul ettiğini, dava konusu taşınmazın 664,43 m2'lik bölümünün orman vasfıyla Hazine adına tescilini talep ettiğini beyan etmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile dava konusu taşınmazın 664,00 m2'lik bölümünün tapu kaydının iptali ile bu bölümün orman vasfı ile Hazine adına tesciline, davacının müdahalenin önlenmesi yönündeki talebinin reddine karar verilmiştir.
Hükmün davacı ... Yönetimi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 26.05.2017 tarihli, 2017/547 E.- 2017/447 K. sayılı kararıyla davayı kabul davaya son veren taraf işlemi olup kabul doğrultusunda taşınmazın 664,43 m2'lik bölümünün tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken mahkemece keşif ve raporlar esas alınarak taşınmazın 664,00 m2'lik bölümünün tapu kaydının iptali ile Hazine adına orman vasfıyla tescil kararı verilmiş ise de, 0.43 m2'lik miktar farkının tecviz sınırları dahilinde olduğu gözetilerek mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığına değinilerek istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tescil ile müdahalenin önlenmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1983 yılında yapılmış arazi kadastrosu ve 31.01.2012 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 6831 sayılı Kanun hükümlerine yapılmış orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararındaki gerekçeye göre yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine, 7139 sayılı Kanunun 33. maddesi uyarınca Orman Yönetiminden harç alınmasına yer olmadığına
23/06/2020 gününde oy birliği ile karar verildi.