Davacı, dava dilekçesinde kira paralarının süresinde ödenmemesi nedeniyle sözleşmeyi haklı nedenle feshettiklerini ileri sürerek sözleşmenin 11/b maddesinde düzenlenen cezai şartın ödenmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmedeki cezai şart hükmünün batıl olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce 12.10.2011 tarihinde davanın kabulüne, 170.129,50 TL cezai şart tazminatının dava tarihinden itibaren aylık %8 oranında temerrüt faizi işletilerek davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 05.07.2012 tarih ve 2012/5385 Esas-2012/10131 Karar sayılı ilamıyla "Davada dayanılan ve hükme esas alınan 1.2.2007 başlangıç tarihli ve 36 ay süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinin kira parası ödemesini düzenleyen özel şartlar 4b maddesinde '…. ödemenin 7 günlük süre içerisinde yapılabilmesi için faturanın tanzim tarihini takip eden en geç 3 iş günü içerisinde kiralayana ibraz edilmesi gerekmektedir. Geciken ödemeler için aylık %8 gecikme faizi işletileceği' şeklinde kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin cezai şartı düzenleyen 11b maddesi ise 'kiralayan sözleşme süresi sona ermeden aracı iade ettiği veya sözleşmedeki yükümlülüklerine uymayarak sözleşmenin feshine neden olduğu takdirde, sözleşme süresinin bitimine kadar ödenmesi gereken kira bedelinin tamamını cezai şart olarak ödemekle yükümlüdür' şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Madde metninden de anlaşılacağı üzere akdi faizin sadece kira bedellerinin ödenmemesi halinde uygulanması kararlaştırılmış, cezai şartı düzenleyen ve dönem sonuna kadar olan kira bedellerini cezai şart olarak ödenmesine ilişkin madde metninde faiz oranı düzenlenmemiştir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde cezai şarta akdi faiz uygulanmasının doğru olmadığı" gerekçesiyle hükmün akdi faize hasren bozulmasına karar verilmiştir.
Davalı şirket hakkında açılan cezai şart alacağı davasının yargılaması devam ederken, davalı şirket hakkında 12.06.2013 tarihinde iflas kararı verilmesi üzerine, mahkemece, yargılamanın ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonrasına kadar durmasına karar verildiği, bundan sonra da davaya kayıt kabul davası olarak devam edilerek,iflas idare memurlarına husumet yöneltilip tebligat yapılarak yargılamaya devam olunduğu, davacı alacağının masaya kaydedilmediğinin tespit edildiği, Yargıtay bozma ilamı da dikkate alınarak davanın kabulü ile "Müflis Uzel Makine San. A.Ş.'nin İstanbul 1. İflas Dairesinin 2013/19 Esas sayılı dosyası ile yürütülen iflas masasına 170.129,50 TL'nin kayıt ve kabulüne" karar verildiği, vekâlet ücreti ve harcın nispi olarak hesaplanarak davalıdan tahsiline karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
1)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2)Kayıt kabul davaları alacağın iflas masasına kaydı istemine ilişkin olup, belirli bir miktarın tahsiline yönelik olmadığından, alacağın iflas masasına kaydına karar verilmekle yetinilir. Alacağın ödenmesi ancak tasfiye sonunda masa mevcudunun sıra cetveline uygun biçimde dağıtımı aşamasında gerçekleşir ve alacakların tam olarak ödenip ödenmeyeceği ancak bu aşamada anlaşılabilir. Bu nedenlerle, bu davalarda maktu karar ve ilam harcı alınması ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Mahkemece, bu husus gözardı edilerek, davalı müflis şirket aleyhine nispi oranda karar ve ilam harcına ve davacı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 438/VII maddesi gereğince hükmün bu yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, mahkeme kararının hüküm fıkrasının 2. bendinin karardan çıkartılarak yerine “Karar tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı tarife gereğince, alınması gereken 44,40 TL maktu harcın, peşin alınan 2.296,80 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 2.252,40 TL harcın hüküm kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine” ifadesinin yazılmasına, yine hüküm fıkrasının 5. bendinin 2. satırında yer alan ''16.157,77'' rakamının karardan çıkartılarak yerine ''2.725,00 TL maktu'' rakam ve yazılarının yazılmasına, kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.