1- İlk Derece Mahkemesince, eser sözleşmesinden kaynaklanan fazla ödemenin iadesi, fiyat farkı ve işçi ücretleri alacağı, teminat ve ek kesin teminatların güncellenmesi nedeniyle ortaya çıkan fark alacağı ve sözleşmenin feshi nedeni ile uğranılan menfi zarar alacağının tahsili istemine ilişkin davada, davaya konu ... İl Emniyet Müdürlüğü Hizmet Binası Yapım İşi sözleşmesinin, davalı yüklenicilerin mali aciz içinde bulunmaları nedeniyle taahhütlerini yerine getiremeyeceklerini gerekçeleri ile birlikte yazılı olarak davacı idareye bildirmeleri üzerine, davacı idare tarafından feshedildiği ve sözleşmenin feshinde davacı idarenin bir kusurunun bulunmadığı, haklı nedenle fesih yapıldığı, taraflar arasındaki sözleşme götürü bedelli sözleşme olup Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre fiziki oran yöntemi olarak adlandırılan, eksik ve kusurlar da dikkate alınıp düşülmek suretiyle, gerçekleştirilen imalâtın işin tamamına göre fiziki oranının tespiti ile bu oranın götürü bedele uygulanması suretiyle hesaplanması ve bulunacak bu miktardan yapılan ödeme düşülerek yüklenicinin hak ettiği iş bedelinin belirlenmesinin yapılması gerektiği, bilirkişi heyeti tarafından ek raporda ayrıntılı ve gerekçeli olarak fiziki oran yöntemi dikkate alınarak yapılan hesaplamanın hükme esas alındığı belirtilerek" davanın kısmen kabulü ile, davacı idarenin davalı yüklenicilere hesap kesme hakedişi ile bu hakedişten önceki geçici hakediş raporları ile yapılan ödemelerden dolayı ortaya çıkan fark, fiyat farkı ve işçi ücretleri alacağı olmak üzere toplam 404.415,27 TL'nin temerrüt tarihi olan 26.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsili ile davacı idareye ödenmesine, davacı idarenin teminat ve ek kesin teminatların güncellenmesi nedeniyle ortaya çıkan farka karşılık 1.787.063,32 TL alacağının, 1.644.946,68 TL'sinin dava tarihinden, 142.116,64 TL'sinin ıslah tarihi olan 16.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsili ile davacı idareye ödenmesine, davacı idarenin sözleşmenin feshi nedeni ile uğradığı menfi zarara karşılık 12.972.119,32 TL alacağının, 10.000,00 TL'sinin temerrüd tarihi olan 31.10.2019 tarihinden, 12.962.119,32 TL sinin ıslah tarihi olan 16.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsili ile davacı idareye ödenmesine" karar verilmiştir.
2- İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı idare vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi tarafından, İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde ve hükmün fer'ilerinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
3- Bu karara karşı süresinde davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık hallerinin re’sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; olaya uygun ve içerik itibariyle yeterli ve inandırıcı bulunan ve özellikle götürü bedelli sözleşmelerde fiziki oran yöntemini esas alarak hesaplama yapan bilirkişi raporunun hükme esas alınması, ayrıca davacı iş sahibi idare, haklı fesih sebebiyle 6098 sayılı TBK’nın 125/III. maddesi gereğince uygulamada kaçırılan fırsat diye adlandırılan menfi zararını da talep etmiş olup, Daire'miz uygulama ve içtihatlarında, sözleşmede aksi kararlaştırılmamış ise, bu halde menfi zararın yüklenicinin eser sözleşmesi ile üstlendiği halde yapmadığı sözleşmenin feshi anında kalan imalât için, işin sözleşme tarihinde sözleşmesi feshedilen yükleniciye en yakın teklifi veren kişiye verilmesi halinde ödenecek bedel ile kalan işin fesih tarihinden itibaren aynı koşullarda makul süre içerisinde yapılacak ihale ile yeni bir yükleniciye verilmesi halindeki ihale bedeli arasındaki farkın olacağı ve hesaplamanın buna göre yapılması gerektiği kabul edilmekte olup, bilirkişi kurulunca açıklanan yönteme göre hesaplamanın yapıldığının anlaşılması karşısında, davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi kararına ilişkin davacı idare vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın ONANMASINA, davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.