İFLAS EDEN: S.S. Yıl İkibin Konut Yapı Kooperatifi
İFLAS İDARE MEMURU: ...
Yerel mahkemece kooperatif aidat alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine dayalı menfi tespit davasında, ortada kesinleşmiş bir icra takibi bulunmadığı ve davacının genel kurul kararları uyarınca davalı kooperatife borçlu olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Yerel mahkeme kararına karşı davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay Kapatılan Yüksek 23. Hukuk Dairesi'nin 23.01.2015 tarihli, 2014/9500 Esas ve 2015/453 Karar sayılı ilamı ile davadan sonra davalı kooperatifin iflas ettiği anlaşıldığından İİK'nın 194. maddesi uyarınca 2. alacaklılar toplantısından 10 gün sonrasına kadar tahkikatın durdurulmasına karar verilmesi gerektiği belirtilerek, yerel mahkeme kararı bozulmuştur.
Bozmaya uyulduktan sonra yerel mahkemece, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Dava, kooperatif aidat alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
Para borçları açısından borçlu temerrüdüne bağlanan sonuçlardan birisi, temerrüt faizi ödeme yükümlülüğüdür. Temerrüt faizi borçlunun para borcunu zamanında ödememesi ve temerrüde düşmesi üzerine kanun gereği kendiliğinden işlemeye başlayan ve temerrüdün devamı müddetince varlığını sürdüren bir karşılık olması itibariyle, zamanında ifa etmeme olgusuyla doğrudan bir bağlantı içindedir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 42. maddesine göre genel kurul bütün üyeleri temsil eden en yetkili organ olup, kanun veya anasözleşme ile genel kurula tanınmış olan konular hakkında karar verme yetkisini haizdir. Konut Yapı Kooperatifi Tip Anasözleşmesi'nin 23/1. maddesinin 6. bendi uyarınca ortaklardan tahsil edilecek taksit miktar ve ödeme şartları ile gecikme halinde uygulanacak esasları tespit etmek genel kurulun yetkisi dahilindedir.
Genel kurulca, ödeme günü belirlenerek, (belirlenmemişse ayın sonu ödeme günü olup) aidatın süresinde ödenmesine, süresinde ödenmemesi halinde ise temerrüt faizi uygulanmasına ilişkin alınan kararın kesinleşmesi halinde, bu kararın tüm ortakları bağlayacağı açıktır. Genel kurul kararları, üyeler ile kooperatif arasında yapılmış bir sözleşme niteliğinde olup, kooperatif ve üyeler arasında ayrıca faiz oranları ile ilgili sözleşme yapılmasına gerek yoktur. Ayrıca genel kurullarca kararlaştırılan faiz oranları daha sonraki yıllarda değiştirilmediği ve iptal edilmediği sürece genel kurula katılmasa dahi tüm üyeleri bağlar. Bu durumda, 818 sayılı BK’nın 101/2. (6098 sayılı TBK m. 117.) maddesi hükmü karşısında, genel kurulun belirlediği tarih kesin vade olup, üyenin bir ihtarla ayrıca temerrüde düşürülmesine gerek kalmadan, borcun ifasının istenebileceği kuşkusuzdur.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 12.11.2021 tarihli, 2020/2 Esas, 2021/3 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı gereğince; kooperatifler/yapı kooperatifleri 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında tacir sayılırlar. Türk Ticaret Kanunu'nun 8’inci maddesinin birinci fıkrasında, tarafların ticari işlerde faiz oranını serbestçe belirleyebileceği hükme bağlanmıştır. Türk Borçlar Kanunu'nun 88’inci maddesinin ikinci fıkrası ile 120’nci maddesinin ikinci fıkrası sadece adi işler bakımından emredicilik arz eder, anılan madde hükümleri ticari işler bakımından uygulanamaz. Kooperatifler, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında tacir sayıldığından (İBBGK. 12.11.2021.T. 2020/2 E; 2021/3 K.) ve taraflardan biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler diğer taraf içinde ticari iş sayılacağından (TTK.m.19) mahkemece kooperatif genel kurullarında kararlaştırılan faiz oranı dikkate alınarak karar verilmesi gerekir. (TTK.m.8/1)
Bu durumda mahkemece; dava konusu 20.06.2008 tarihli genel kurul kararına dayalı olarak icra takibine konulan ve davacı ortakça ödenmediği hususunda ihtilaf bulunmayan asıl alacak tutarına uygulanacak faiz oranın tespit edilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, davalı kooperatifin ilgili genel kurul kararları getirtilerek, genel kurulca aidat alacaklarına uygulanacak faiz oranları hakkında karar alınmış ise, kararlaştırılan faiz oranlarının daha sonraki yıllarda değiştirilmediği ya da iptal edilmediği sürece tüm üyeleri bağladığı gözetilerek, takip tarihi itibariyle davalı alacağına işlemiş faiz tutarının bu alanda uzman hesap bilirkişisi marifetiyle hesap ettirilmesi ve neticeten davacının takip nedeniyle borçlu olduğu toplam meblağın tereddüte mahal vermeyecek şekilde tespiti gerekirken, 2010 ve sonrası kooperatif ticari kayıtları esas alınarak borç tespiti yapılması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, yerel mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, 19.09.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.