TUTUKLU

Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

A. İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.

B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1.Deliller hukuka aykırı yöntemlerle elde edildiğinden hükme esas alınamayacağına, 2. 5237 sayılı TCK'nın 188/1. maddesinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, aynı Kanun'un 188/3. maddesi kapsamında değerlendirilme yapılması gerektiğine, 3. 5237 sayılı TCK'nın 30. maddesinin uygulanması gerektiğine, 4. Delillerinin değerlendirilmesinde yanılgıya düşüldüğüne, 5. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun olarak elde edildiği, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 30 ve 192. maddelerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usûl ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilmesine ve taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilmesine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği” belirtilmeyerek 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesine aykırı davranıldığı değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hüküm fıkrasının adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısmına “....tamamının infaz edileceğinin” ibaresinden sonra gelmek üzere “ ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin” ibaresinin eklenmesi suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.09.2024 tarihinde karar verildi.