Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1.Sanığın temyiz isteminin süre tutum dilekçesi mahiyetinde olduğu anlaşılmıştır.
2.Sanık müdafiinin temyiz istemi; mahkûmiyet kararının hakkaniyete aykırı olduğu, zamanaşımının gerçekleştiği ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
Cumhuriyet savcısından alınan arama kararı uyarınca sanığın nakliye işi yaptığı iş yerinde yapılan aramada, metal kapak ile yer altına gizlenmiş tank içinde 4500 lt kaçak motorin ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanık savunmasında, yurt dışından gelen araçların gümrük kapılarında, girişte yasal hakkı olan motorinleri araçlar arıza yaptığında iş yerinde bulunan tanka aktardıklarını beyan ederek atılı suçu kabul etmemiştir.
Dosyada mevcut İNÖNÜ-PAL analiz raporuna göre, ele geçen motorinin ulusal marker seviyesinin geçersiz ve teknik düzenlemeye aykırı olduğu, organik sıvı ile tağşiş edildiği tespit edilmiştir.
Dava konusu eşyanın değerinin hafif kabul edildiği, Dairemiz yerleşik uygulamalarına uygun olduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulanmasının olanaklı hale geldiği ve sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı cihetle, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarının sanık tarafından kovuşturma evresinde ödenmesi halinde 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezasında yarı oranında indirim yapılacağının ihtar edilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın cezasında üçte bir oranda indirim yapılacağı ihtar edilerek indirim oranında yanıltılması,
2.Sanığın tekerrüre esas alınan adlî sicil kaydının 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasına aykırılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup, 24.10.2019 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250 nci maddesine göre seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında; sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilâmla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre söz konusu ilâmın tekerrüre esas alınıp alınmayacağının değerlendirilmesinin gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 19.09.2024 tarihinde karar verildi.