SAYISI: İHK-2022/23855
SAYISI: K-2022/58246
İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi sigortalı olan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası neticesinde sigortalı araçta yolcu olan davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107 nci maddesi uyarınca 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; yargılama sırasında bedel arttırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik talebini 326.623,20 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, davacı tarafından dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olmadığını, davalı ... şirketinin poliçe limiti ve davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı sorumlu olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz yöntemi esas alınarak yapılması gerektiğini, komisyona başvuru tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri uyarınca düzenlendiği ve davacının % 15 oranında malul kaldığının tespit edildiği, aktüer bilirkişi raporunda dava konusu kazada sigortalı araç sürücünün % 75 oranında kusuru, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile tazminat tutarının belirlendiği ve bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 326.623,20 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 16.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri uyarınca davacıya ait tıbbi belgeler incelenmek ve davacı bizzat muayene edilmek suretiyle hazırlandığı, kaza tespit tutanağında, sigortalı aracın ön koltuğunda yolcu olarak bulunan davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığı hususunun belirsiz olduğunun tespit edildiği, davacının yaralanması gözetildiğinde davacının müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerektiği, bu nedenle tazminat tutarından % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığı, davacı ve araç sürücüsünün akraba oldukları, sürücünün davacının dedesi olduğu, hatıra binaen taşımanın söz konusu olmadığı, birlikte hareket etme saiki ile araç içerisinde bulundukları görülmekle hatır taşıması itirazının yerinde olmadığı, Yargıtay içtihatları uyarınca tazminat tutarının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik esas alınarak hesaplanmasının yerinde olduğu ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararında davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ve davacı lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydı ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği belirtilerek davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesis edilerek davanın kısmen kabulü ile 261,298,56 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 16.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin ise reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim yapılmasının yerinde olmadığını ve davacı lehine tam ve nisbi vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediğini, davacıya psikiyatrik araz sebebiyle % 15 maluliyet oranı belirlenmiş ise de davacının kaza sonrası gerekli tedavi süreci geçirip geçirmediği ve ilaçlarını düzenli kullanıp kullanmadığı araştırılmadan kalıcı oran verilmesinin hatalı olduğunu, hatır taşıması nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini ve tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve özellikle tazminatı Dairemizin yerleşik uygulamalarına uygun biçimde ve usulünce hesap eden aktüer raporunun karara esas alınmış olmasına, davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde hatır taşıması def'inin ileri sürülmediği ve sigortalı araç sürücüsünün davacının dedesi ve akrabası olduğu gözetildiğinde hatır taşıması nedeniyle indirim uygulanmamasının yerinde olmasına ve İtiraz Hakem Heyetince karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne uygun biçimde davacı için vekalet ücretinin hüküm altına alınmış olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.
Somut olayda, davalıya sigortalı araçta yolcu olan davacının kaza tespit tutanağına göre emniyet kemerinin takılı olup olmadığı hususunun belirsiz olduğu ve maluliyet raporuna göre travma sonrası stres bozukluğu meydana geldiği tespit edilmiş, İtiraz Hakem Heyetince koruyucu tertibat kullanıp kullanmadığının belirsiz olduğu ve maluliyetine ilişkin sekelin aldığı darbe ile ilişkili olduğu gerekçesiyle müterafik kusura ilişkin itirazının kabulü ile % 20 oranında indirim uygulanmasına karar verilmiştir. Bu durumda, dava konusu kaza sonucu davacıda geliştiği belirtilen travma sonrası stres bozukluğunun aldığı darbe sonucu geliştiğine dair hükme esas alınan maluliyet raporunda bir belirleme ve değerlendirme yapılmamış olduğu gözetildiğinde davacının müterafik kusuru bulunduğu gerekçesiyle tazminattan indirim yapılmış olması yerinde değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
3. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Somut olayda hükme esas alınan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından hazırlanan 08.07.2021 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası meydana gelen diğer bulgularla birlikte travma sonrası stres bozukluğuna bağlı sürekli iş göremezlik oranı % 15 olarak hesaplanmış, İtiraz Hakem Heyetince bu rapor hükme esas alınmıştır.
Davacının sürekli iş göremezliğinin dava konusu kaza sonucu oluştuğunun, yani haksız eylem ile illiyet bağı bulunduğunun belirlenmesi sorumluluk açısından zorunludur. Dosya içerisindeki sağlık kurulu raporu hüküm kurmaya elverişli olmayıp eksik inceleme ile karar verilemez.
Bu durumda, davacının fiziksel bulgularının yanında psikiyatrik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakı temin edildikten sonra, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınmalıdır. Söz konusu raporda; özellikle kazadan sonra oluştuğu belirtilen “travma sonrası stres bozukluğu” olarak nitelendirilen rahatsızlık nedeniyle davacıda sürekli iş göremezliğin oluşup oluşmadığı veya bu bulgunun, sürekli iş göremezlik oranını artırıp artırmadığı, kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı, ömür boyu sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği hususlarına yer verilerek ve bizzat muayene edilmek suretiyle yukarıda açıklandığı üzere içerisinde psikiyatri uzmanı bulunan yetkili sağlık kurulundan gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile davacı yararına, (3) nolu bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile davalı yararına temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ve davalıya yükletilmesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.