Beraat.
Taksirle yaralama suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç açısından sanığın taksirinin bulunmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanalr vekilinin kusura ve eksik incelemeye ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 20/05/2014 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
Suç tarihinde, sanığın acil tıp teknisyeni olarak çalıştığı ....Devlet Hastanesi aciline, yüksek ateş nedeniyle müracaat eden katılan ....'ı muayene eden tanık Dr. ....'ın, muayene sonucu ateş düşürücü ... iğne yapılması için sanığa yönlendirdiği, sanığın da enjeksiyonu yaptığı, katılan küçük ile annesi olan katılan ...'ın beyanına göre, iğneden sonra bacağını kıpırdatamadığı, kramp girmiş gibi olduğu, doktorlara gittiklerinde bu durumun üç dört gün sürebileceğini söyledikleri, bacakta kısalma oluştuğu için katılan küçüğün aksayarak yürüdüğü. Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 11.06.2012 tarihli raporunda " enjeksiyon sonrası gelişen nöropatinin enjeksiyon uygulamalarından sonra ortaya çıkabilecek komplikasyon olduğunu, enjeksiyonun yanlış uygulandığına dair tıbbi belge ve bulgu bulunmadığından sanığa kusur atfedilmeyeceğini bildirmiş ve mahkemede bu nedenle beraat kararı vermiş ise de; Adli Tıp Kurumunun raporunun somut bir delile dayanmaması, arazın enjeksiyondan hemen sonra meydana gelmesi karşısında, iğnenin enjeksiyon sırasında sinire temas ettiğinin anlaşılması nedeniyle sanığın kusurlu olduğu düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.