Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazmini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusu üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin istinaf isteminin esastan reddine dair kararı ile birlikte ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce 2017/531 E. - 2018/97 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Dava, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın  kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı, davalı Hazine vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun   ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince esastan reddine karar verilmiş olup; hüküm, davalı Hazine vekilince temyiz edilmiştir.
Aşağıda açıklanan gerekçelerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin esastan ret kararı kaldırıldıktan sonra ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/531 esas ve 2018/97 karar sayılı kararının incelenmesinde;
Dosyanın incelenmesinden, ... ili, ... ilçesi, ... Köyü 150 ada 36,39,42,45,46,47,48,84,85,86,89,92,107,108,116,119 ve 123 parsel sayılı taşınmazların 1976 yılında yapılan kadastro çalışmaları esnasında gerçek kişiler adına tespit ve tescil edildiği, Hazine tarafından açılan dava sonucunda ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/64 esas, 2012/552 karar sayılı ilamı ile 150 ada 36,39,42,45,46,47,48,84,85,86,89,92 parsel sayılı taşınmazın tamamı, 107,108,116,119 ve 123 parsel sayılı taşınmazların ise sırasıyla 4413,38 m², 2991,99 m², 7784,59 m², 1205,78 m² ve 938,07 m²'lik kısımların tapusunun iptaline ve orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın 10/02/2014 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 15/12/2015 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.

Dava konusu taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve taşınmazın  gerçek   bedelinin TMK'nun 1007. maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak;

1- Tazminat bedelinin 1.000 TL'lik kısmı yönünden faiz başlangıç tarihinin hatalı gösterilmesi,

2- Islah dilekçesi ile 7.705.756,80 TL talep edildiği, mahkemece 7.255.072,00 TL üzerinden kısmen kabul kararı verildiği göz önünde bulundurularak davanın reddedilen kısmı yönünden davalı Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderinin kabul-ret oranına göre taraflar üzerinde bırakılması gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru değil ise de; bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının;
a) 1. Paragrafında yer alan (10/06/2013) tarihinin çıkartılmasına yerine (10/02/2014) tarihinin yazılmasına,
b) 3. paragrafında (yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,) ibaresinin çıkartılmasına, yerine (yargılama giderinden kabul-ret oranına göre hesaplanan 2.787,28 TL’sinin davalı Hazine’den tahsili ile bu davacıya verilmesine, bakiye kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,) ibaresinin yazılmasına,
c) Ayrı bir bent olarak (Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı Hazine lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği davanın reddolan kısmı üzerinden hesaplanan 31.977,39 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı Hazine’ye verilmesine,) cümlesinin yazılmasına,
Hükmün böylece HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca kararın bir örneğinin ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 09/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.