Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 15.10.2014 gün ve 2014/78 - 2014/294 sayılı kararı onayan Daire'nin 29.06.2020 gün ve 2020/17 - 2020/3278 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı, "doğru danışmanlık" ibareli, 2011/99491 kod numaralı marka tescil başvurusunun davalı tarafından 556 sayılı KHK'nın 7/a,c maddesi kapsamında ayırt ediciliği bulunmayan ve vasıf bildirici bir işaret olduğu gerekçesiyle reddedildiğini, ret kararının kaldırılması amacıyla yaptığı itirazın YİDK tarafından 2013/M-7899 sayılı kararla nihaî olarak red edildiğini ifade ederek, hukuka aykırı YİDK kararının iptaline ve başvurunun marka olarak tamamen tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı TPMK vekili, kurum tarafından yapılan işlemlerin usul ve yasaya aykırı olmadığını, davacının tescil ettirmek istediği "doğru danışmanlık" ibareli işaretin danışmanlık hizmetleri için 556 sayılı KHK'nın 7/a ve c maddesi kapsamında ayırt edici olmaması ve vasıf bildirici bir işaret olduğunu, bu nedenle işaretin bir teşebbüsün mallarını başka bir teşebbüsün mallarından ayırt etme koşulunu sağlamadığını, başvurunun 556 sayılı KHK’nın 7. maddesinin a ve c bendi hükmü uyarınca reddinin gerekli olduğunu ifade ederek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, TPMK YİDK'nın 2013/M-7899 sayılı kararının başvurunun 35. sınıftaki iş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri (ithalat, ihracat acente hizmetleri dahil) yönünden reddi bakımından iptaline dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 10,30 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 09/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.