Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

Davacılar, davacılardan ...'ın davalı yükleniciden 15.02.2009 tarihli adi yazılı sözleşme ile 41.000.TL karşılığında bir adet bağımsız bölüm satın aldığını, bu bedelden 15.000.TL' yı peşin ödediğini bakiye 26.000.TL borç kaldığını, 16.02.2009 tarihinde inşaat halindeki bağımsız bölümün tapusunu aldığını ve aynı tarihte teminat olarak 16.02.2009 tanzim ve 20.02.2009 vade tarihli 50.000.TL bedelli borçlusu davacı ..., kefili davacı ... alacaklısı davalı olan senedi verdiklerini, davalının teminat olarak aldığı senedi 06.03.2009 tarihinde icra takibine koyması üzerine borca itiraz davası açtıklarını ancak davanın reddedildiğini, davalı ile aralarında bu dairenin alım satımından başka hukuki ilişkilerinin olmadığını belirterek davalı tarafından yapılan icra takibi ile ilgili olarak 24.000.TL borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacıların davalıya 24.000.TL borçlu olmadıklarının tespitine, davacıların icra inkar tazminatı istemlerinin reddine karar verilmiş; hüküm davacılar ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.

1.Davacılar, davalı yükleniciden konut alımı nedeniyle bakiye 26.000.TL borç nedeniyle verdikleri 50.000.TL bedelli senedin teminat senedi olmasına rağmen anlaşmaya aykırı olarak davalı tarafından icra takibine konulması nedeniyle 24.000.TL borçlu olmadıklarının tespitini talep etmişler; 2011/4033-12941
Davalı ise, davaya konu senedin illetten mücerret olduğunu, teminat olarak verildiğinin senet üzerinde yazmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir. Hal böyle olunca, TMK.’nun 6. maddesi ve HUMK.’nun hükümleri gereğince, davacılar tarafından borçlusu ve kefili oldukları ve alacaklı davalıya verdikleri 50.000.TL bedelli senedin teminat senedi olduğunun kanıtlanması gerekir. Davalı, açıkça tanık dinlenmesine muvafakat etmediğini bildirdiğinden ve müddeabihin miktarı itibariyle HUMK.’nun 288. ve devamı maddeleri uyarınca olayda tanık dinlenemez. Davacılar, senedin teminat senedi olduğu iddiasını ispat edecek yazılı belge ibraz edememişlerdir. Ne var ki, davacılar dava dilekçesinde “her türlü delil” demek suretiyle yemin deliline de dayandığından, mahkemece; davacılara, davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

2-Bozma nedenine göre, tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenle tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, 21.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.