Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkeme kararı ile sanığın fuhuş suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 227 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

2.Tebliğname bozma yönünde görüş bildirmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın atılı suçu işlemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, mağdurun kolluk beyanının baskı ile alındığına, Cumhuriyet savcısın sözlü talimatına istinaden işlem yapıldığına ilişkindir.

Polis memurlarının, mağdur ... P. ile fuhuş yapmak üzere sanık ile Facebook üzerinden irtibat kurdukları, 630 TL para karşılığında anlaştıkları, olay tarihinde belirlenen yerde güvenlik güçlerinin mağdur ve sanık ile buluştuğu, birlikte sanık tarafından kiralanan yere gittikleri, 630 TL paranın sanığa verilmek üzere masanın üzerine bırakıldığı Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.

21.04.2016 tarihli duruşmada sanığa adli sicil kaydının okunduğu ve sanığın kendisine ait olduğunu kabul ettiği anlaşıldığından Tebliğname'deki düşünceye iştirak edilmemiştir.

A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanık savunması, mağdur anlatımları, tanık ...'nin beyanları, Cumhuriyet savcısı ile görüşme ve yakalama tutanağı ve tüm dosya kapsamı karşısında, Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığından sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görülmemiştir.

B. Sair Yönlerden
Sanığa yükletilen fuhuş eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda mağdurun birden fazla fuhuş yapmasına aracılık etmesine rağmen, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşıldığından sair temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkeme kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.04.2024 tarihinde karar verildi.