Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacı vekili, davacıya ait 3321 parsel sayılı taşınmaz ile davalıya ait 3290 parsel sayılı taşınmazların birbirlerine komşu taşınmazlar olduğunu, davalının davacının taşınmazının bir kısmına el atıp kullanmakta olduğunu, davalıya ait 3290 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı ile koordinat değerleri arasında fark bulunduğunu, el atılan kısımda davacının babası tarafından dikilen 60 yaşı üzeri 8 adet zeytin ağacı kısmen ve 2 adet zeytin ağacı tamamen davalı tarafından gövdesinden kesilerek davacının zarara uğratıldığını, davalının bu konuda uyarıldığını ancak sonuç alınamadığını açıklayarak, davalının elatmasının önlenmesini ve ağaçlardan dolayı uğranılan zararın tazmini talep etmiş, harca esas değer 7.822,40 TL olarak bildirilmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davanın elatmanın önlenmesi ve tazminat taleplerine ilişkin olduğu, hem davacının talebi üzerine yapılan tespitte hem de mahkemece yapılan yargılama sırasında yapılan keşif neticesinde düzenlenen bilirkişi raporlarında 3290 parselin kullanımının, sınırlarının paftasına uygun olduğu, davacının taşınmazına el atma olmadığı belirtildiği, tespit dosyasında davalının ağaç kestiği veya zarar verdiği, taşınmaza elattığı yönünde tespit yapılmamış olup, davacının iddia ettiği alan ve ağaç sayı ve özelliklerine ilişkin olarak hesaplama yapıldığı, ayrıca tanıkların davalının ağaç kestiği veya zarar verdiğine ilişkin doğrudan bilgileri bulunmadığı, söküldüğü iddia olunan 4 adet ağacın kök yerlerinin ise davalıya ait parselde kaldığı yine bilirkişi raporunda belirtildiği gerekçesiyle davacı tarafça ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, dava konusu tüm zeytin ağaçları yönünden yazılı şekilde ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiş ise de, dosya kapsamı incelendiğinde gerek keşif tutanağı ile dinlenen tanık beyanları gerek davalı vekilinin 03.03.2015 tarihli celse "rapora bir diyeceğimiz yoktur, bilirkişi raporu bizim beyanlarımızı doğrular niteliktedir, sınır ihlali yoktur, 4 adet zeytin ağacı hususunda davalının ikrarı söz konusudur.." beyanı birlikte değerlendirildiğinde davacıya ait olduğu sabit olan ve söküldüğü tarafça kabul edilen dört adet zeytin ağacı yönünden zararın tazmini isteğinin reddi hatalı olmuştur. Mahkemece, dört adet zeytin ağacı yönünden isteğin kabulüne karar verilmelidir. Açıklanan nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir.
Yukarıda (2). bentte gösterilen nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının (1). bentte gösterilen nedenlerle reddine,HUMK'un 440/III-1,2,3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 06.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.