Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, yetkisizlik karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacı vekili, tarafların tapuda yarı yarıya malik oldukları meskene davacının bilgisi ve rızası olmaksızın davalı tarafından haksız olarak 07.12.2010 tarihinden itibaren el atıldığını ve müdahalenin halen devam ettiğini açıklayarak 12.720,00 TL haksız kazancın davalıdan yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, dava konusu meskenin bir anahtarının da davacıda bulunduğunu, meskenin davalı tarafından kullanılmadığını ve halihazırda boş olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın ecrimisil istemine ilişkin ve HMK'nin 6. maddesi gereğince genel yetkili mahkemenin, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu, somut olayda davalının yerleşim yerinin ... ... olup davalı da yasal süre içinde yetki itirazında bulunduğundan, yetkili mahkemenin ... (...) Adliyesi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından mahkemenin yetkisizliği nedeni ile HMK'nin 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine, HMK'nin 20. maddesi gereği talep halinde dosyanın yetkili ve görevli olduğu anlaşılan ... (...) Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK'nin genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin 1. fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.". Yine aynı Yasa'nın 16. maddesinde ise, "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır. HMK'nin 16. maddesi hükmü, HUMK’daki düzenlemeye oranla daha genişletilmiş ve ayrıntılandırılmıştır. Ancak, HMK'de kesin yetki halleri açıkça sayılmış olup, haksız fiile ilişkin davalardaki yetki, kesin yetki olmayıp, bir seçimlik yetkidir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 27.05.2015 tarih, E: 2013/11-2359,K: 2015/1443)
Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yetki itirazının ileri sürülmesini düzenleyen 19. maddesinin 2. fıkrası "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz." şeklinde; aynı maddenin 4. fıkrası ise "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir" şeklinde düzenlenmiştir.
Somut olayda, dava mülkiyet hakkına dayalı ecrimisil talebine ilişkindir. Ecrimisil, bir haksız işgal tazminatı olup, dava Yasa'da geçen yetkili mahkemelerden biri olan haksız fiilin işlendiği yer, diğer ifadeyle taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılmıştır. Mahkemece, davanın yetkili mahkemede açıldığı gözetilerek davalının yetki itirazı talebinin reddine ve davanın kaldığı yerden devamıyla işin esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozulması gerekmiştir.
Yukarıda gösterilen nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'un 440/III-1,2,3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 06.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.