İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59/son maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2020 tarihli ve 2020/89 Esas, 2020/328 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257/2 ve 62. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 51. maddesi gereği bu cezanın ertelenmesine, 53. maddenin birinci ve beşinci fıkraları gereğince hak yoksunlukları uygulanmasına hükmolunmuştur.
2.Sanığın istinaf talebi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 24.02.2021 tarihli ve 2021/414 Esas, 2021/352 sayılı Kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53/1-5. madde ve fıkraları bakımından hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sanığın temyiz istemi, katılanın soruşturma ve kovuşturma aşamalarında suçunu kabul ettiğine, hakkında şahsi cezasızlık nedenlerinden hiçbirisinin bulunmadığına, yargılandığı davanın karar duruşmasında bizzat hazır bulunan katılanın tefhim edilen karara yönelik herhangi bir itirazının bulunmadığına, kararı temyiz etmediği gibi dosyanın temyiz edilmesi yönünde herhangi bir talimat da vermediğine, mahkemenin 18.12.2015 tarihli kararını UYAP üzerinden gönderdiği 22.12.2015 tarihli süre tutum dilekçesi ile temyiz etmesine rağmen verdiği dilekçenin sistemde gözükmediğine, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
İzmir Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, katılanın müdafisi sıfatıyla takip ettiği Söke 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/449 Esasına kayıtlı dava dosyasında yapılan yargılama sonunda yüzüne karşı tefhim edilen mahkumiyet hükmünü yasal süresi içerisinde temyiz etmeyerek hükmün kesinleşmesine sebebiyet verdiği iddiasıyla hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasında; sanığın, katılanın yargılandığı dava dosyasına ilişkin Uyap üzerinden süresinde süre tutum dilekçesi gönderdiğini, Söke Bilgi İşlem Bürosuna sorulduğunda sistem üzerinden belge içeriğinin görülemediğine yönelik cevap verildiğini, verilen cevabın sağlıklı olmadığını ve ilgili birimlerden konuya ilişkin araştırma yapılmasına dair taleplerinin reddedilmesi nedeniyle göndermiş olduğu dilekçenin tarafından ispat edilemediğini savunması, Söke Bilgi İşlem Bürosunun 02.05.2019 tarihli yazısında mahkeme dosyasındaki evrakı görme yetkilerinin bulunmadığının bildirilmesi hususları nazara alınarak Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılarak dava dosyasına sanık tarafından 18.12.2015 ilâ 25.12.2015 tarihleri arasında Uyap ortamında verilmiş herhangi bir süre tutum veya temyiz dilekçesi bulunup bulunmadığının sorularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesinin (e) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen ve 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince hak yoksunluğu süresi belirlenirken cezanın bir katından anlaşılması gerekenin, cezanın kendisi olup hükmolunacak hak yoksunluğunun anılan Kanun'un 53/5. maddesince 2 ay 15 gün hapis cezasını geçemeyeceği gözetilmeden 3 ay süre ile hak yoksunluğuna hükmolunması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca gereği için kararı veren Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.04.2024 tarihinde karar verildi.