İstinaf başvurusunun esastan reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Dava konusu 592 parselin 15.05.1972 tarihinde tapulama nedeniyle Mezarlık Devlet Ormanı vasfıyla 193.560 m2 yüzölçümüyle Hazine adına tescil edildiği, 696 parselin 5000 m2 yüzölçümüyle 06.04.1990 tarihinde ihdasen Orman vasfıyla Hazine adına tescil edildiği, Çekmeköy ilçesi Taşdelen Mahallesinde ilk orman tahdidinin 3116 sayılı Orman Kanunu'na (3116 sayılı Kanun) göre 1942 yılında yapılmış olup 1943 yılında ilan edildiği, 1975 yılında Mezarlık Devlet Ormanında 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanun ile değişik 2 nci madde uygulaması yapıldığı, itiraz edilmeyen yerlerde 04.05.1977 tarihinde kesinleştiği, 1988 yılında 3302 sayılı Kanuna göre 2/B uygulamaları yapılıp 27.02.1989 da ilan edildiği, 2016 yılında da 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un (6292 sayılı Kanun) 11/10 maddesi gereğince pafta zemin uyumsuzluğu düzeltme çalışmaları yapıldığı anlaşılmıştır.

Davacılar vekili Av. ... dava dilekçesi ile; İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi, eski 725 parsel nolu taşınmazda 6292 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin 10 uncu Fıkrası kapsamında çalışma yapıldığı, bu çalışma sonucu orman tahdit hattı değiştirilerek üzerinde hiçbir orman emvali bulunmayan, sadece müvekkillerinin kiracı oldukları dükkanlar bulunan 2b vasfındaki taşınmazın orman sınırı içine alındığını, 6292 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin 10 uncu fıkrası kapsamında yapılan orman tahdit sınırı düzeltme çalışmasının iptaline, davaya konu taşınmazın 2/B vasfında olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen 2019/231 Esas sayılı dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Çekmeköy ilçesi, ... 696 parsel sayılı taşınmaza yönelik yapılan 6292 sayılı Kanun çalışması sonunda orman tahdit hattının değiştiğini, üzerinde herhangi bir orman belirtisi bulunmayan müvekkillerine ait dükkanları ve okul bulunan 2/B vasfındaki taşınmazın orman sınırına dahil edildiğini, yapılan orman tahdit sınırı düzeltme çalışmasının iptaline, davaya konu taşınmazın 2/B olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, mahallinde yapılan keşif neticesinde dava konusu edilen taşınmazların 592 ve 696 parseller olduğu anlaşılmıştır.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda; "Dava konusu taşınmaz ilk kez 1938 yılında orman tahditi içine alındığı, mezarlık devlat ormanı sınırları içinde bırakıldığı, ardından 1972 yılında yapılan ilk tapulama çalışmalarında da dava konusu taşınmazın tamamının orman sayılan alan içinde kaldığı, ardından 1744 sayılı Kanunca yapılan 2/B madde uygulamasında eski şile yonunun kuzeyinin yine orman olarak tespit edildiği dava konusu taşınmazında eski şile yolunun kuzeyinde kaldığı ve 2/B uygulamasına konu edilmediği, itiraza konu 25.01.2016 tarihinde yapılan 6292 sayılı Kanunun 11 inci maddesi kapsamındaki Orman Haritalarının Teknik hatalar Tespit ve Düzeltme çalışmasında da orman tahditi içinde bıraklarak durumda bir değişiklik yapılmadığı, yapılan kadastro çalışmasının mevcut usul ve Kanun'lara uygun olduğu, taşınmazın orman sınırı dışına çıkartıp 2/B vasfıyla tesciline ilişkin mahkemece emir ve talimat verilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine" karar verilmiş, karar davacılar vekilince istinaf edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince; "Davacılar vekilinin dayandığı, davacı ...' ın yargılandığı İstanbul Anadolu 21. Sulh Ceza dosyasında, davacı ...' ın yargılandığı Ümraniye 2. Sulh Ceza Mahkemesi dosyasında, kişilerin beraatine esas alınan bilirkişi raporlarında, yargılamaya konu alanların orman sınırları dışına çıkarıldığı bildirildiği halde bu dosyaların celbedilerek mahallinde tatbik edilmemesinin isabetsiz olduğu, davacılar vekili'nin iddiasına göre, dükkanların içerisinde bulunduğunu iddia ettikleri PIX 2B parseli (725 nolu parsel) ile ilgili olarak görülüp sonuçlandırılmış Üsküdar Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 1991/271 esas, 1995 /394 karar sayılı dosyasının celbedilip, hükme esas alınan fenci krokisi ve infaz sonucu oluşan ifraz krokisinin tatbik edilmediği" gerekçesiyle ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince; "Dava konusu 592 nolu parselin şile asfaltının kuzeyinde orman tahdit sınırları içinde yer aldığı, yapılan 6292 sayılı Kanun çalışmasının doğru olduğu, dava konusu 696 nolu parselin 1944 yılında mezarlık devlet ormanı olarak orman sınırları içinde yer aldığı, 3302 sayılı çalışma haritaya aktarılırken hata yapıldığı, devlet ormanın tüm noktalarının yolunda kuzeyinde yer alacak şekilde kaydırıldığı, Ümraniye 3 AHM'nin 2011/608 Esas 2012/810 karar sayılı kararında da dava konusu 696 nolu parselin orman vasfı ile 2/B şerhinin iptaline karar verildiği, 696 nolu parselin şile asfaltının kuzeyinde orman tahdit sınırları içinde yer aldığı, yapılan 6292 sayılı Kanun çalışmasının doğru olduğu anlaşılmakla davanın reddine" karar verilmiş, karar davacılar vekilince istinaf edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince; "6292 sayılı Kanun çalışmalarının yeni bir orman kadastro işlemi olmayıp, taşınmazı orman sınırları dışına çıkartma yetkisinin bulunmadığı, sadece orman kadastro haritalarındaki teknik hataların düzeltilmesi işlemi yapma yetkisinin bulunduğu anlaşıldığından, ilk derece mahkemesi kararının dayandığı gerekçeye göre vakıa ve hukuki değerlendirmede usul ve Kanuna aykırı bir durum bulunmadığından 6292 sayılı Kanun'un 11 inci Maddesine göre yapılan orman kadastro haritalarındaki teknik hataların düzeltilmesi işlemine karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiş, karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.