Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin emeklilik nedeniyle sona erdiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ..., davacı ile aralarında iş ilişkisi olmadığını, davacının davalı şirketin işçisi olup Belediyenin ihale makamı olduğundan Belediyeye husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Güvenlik Hizmetleri A.Ş., davacının davalı ...'nin işçisi olduğunu, her türlü emir ve talimatın Belediye tarafından verildiği ve işle ilgili bütün düzenlemelerin yine Belediye tarafından yapıldığı, şirketin alt işveren olmadığı, sadece ihale ile Belediyeye eleman temin ettiği, bu sebeplerle kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, emeklilik nedeniyle iş sözleşmesi sona eren davacının kıdem tazminatı alacağından, davalı Belediyenin asıl işveren, davalı şirketin ise alt işveren olarak müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı ... ile davalı ... Güvenlik Hizmetleri A.Ş. vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Davacı, dava dilekçesinde ... dışında diğer davalıyı "... Güvenlik Hizmetleri A.Ş.-... Koruma ve Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. İş Ortaklığı" olarak göstermiştir.
Ancak hukukumuzda adi ortaklığın tüzel kişiliği yoktur. Adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığından, meydana gelen topluluğun bir bütün olarak medeni hakları kullanma yeteneği yoktur. Ortaklık dava ve taraf ehliyetine sahip olmadığı gibi, ona karşı da dava açılamaz. Ortaklığı ilgilendiren hak ve borçlara ilişkin davalara bütün ortakların birlikte davacı veya davalı olarak katılmaları gerekir.
Bu durumda somut uyuşmazlıkta ... Güvenlik Hizmetleri A.Ş.-Global Koruma ve Güvenlik hizmetleri Ltd. Şti. İş Ortaklığı'nın değil, bu iş ortalığının ortakları olan ticaret şirketlerinin davalı olarak gösterilmesi gerekmektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddenin 1 inci fıkrasının (d) bendi uyarınca; tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması dava şartlarındandır ve bu durum davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Taraflarca ileri sürülmese dahi gerek mahkemece, gerekse Yargıtay’ca tarafların bu yönde bir savunmasının olup olmadığına bakılmaksızın kendiliğinden göz önünde tutulur.
Öte yandan taraf ehliyeti, davada taraf olabilme yeteneğidir. Taraf ehliyeti, Medeni Hukuktaki medeni haklardan yararlanma (hak) ehliyetinin Medeni Usul Hukukunda büründüğü şekildir. Kimlerin taraf ehliyetine sahip bulunduğu Medeni Kanuna göre belirlenir (HMK m.50, TMK m.8 ve m.48). Buna göre, medeni haklardan yararlanma (hak) ehliyeti bulunan her gerçek (TMK m.8) ve tüzel (TMK m.48) kişi, davada taraf olabilme ehliyetine de sahiptir. Bu çerçevede, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124/4'üncü maddesindeki; dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması halinde hakimin karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebileceğini düzenlemiştir.
Yukarıda ayrıntılı olarak belirtildiği gibi, Mahkemece HMK’nun 124. maddesi gereğince, davada hali hazırda taraf sıfatı bulunmayan ve iş ortaklığını oluşturan diğer şirket olan ... Koruma ve Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şirketi'ne usulune uygun şekilde tebligat yapılarak husumet yöneltilmeli ve taraf teşkili sağlanmalı, savunma ve delilleri toplandıktan sonra uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmelidir.
Mahkemece, adi ortaklığa karşı açılan davada usule uygun taraf teşkili sağlanmadan işin esasına girilerek karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 19/11/2018 günü oybirliğiyle karar verildi.