Mahkumiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR

1. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 13.03.2014 tarihli ve 2014/3790 Esas sayılı iddianamesiyle, sanık hakkında cinsel saldırı suçundan kamu davası açılmıştır.

2. Mersin 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.11.2014 tarihli ve 2014/160 Esas, 2014/559 Karar sayılı kararı ile beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde cinsel saldırı suçundan, Ağır Ceza Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir.

3.Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.09.2015 tarihli ve 2014/422 Esas, 2015/206 Karar sayılı kararı ile sanığın, katılana "Beni çıldırtıyorsun" diyerek yanağından makas alması şeklinde gerçekleştiği kabul edilen eylemde, mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde 6545 sayılı Kanun değişikliği öncesi sanık lehine kabul edilerek cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrası, 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi, 62 ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 21.05.2019 tarihli ve 14-2015/398001 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

Sanık Müdafiin Temyiz İsteği
Katılanın beyanlarının çelişkili olduğu, tanık beyanlarının görgüye dayalı olmadığı gibi beyanlarında da cinsel tacizden bahsedildiği, ses kaydının sanığa ait olduğunun tespitinin yapılmadığı, ayrıca ses kaydında da suç emaresinin olmadığı, dosya arasına getirtilen kamera kayıtlarının çözümünün yapılmadığı, suçun kanuni unsurlarının oluşmadığı, tanık Elmas ile sanık arasında husumet olduğu, eylemin gerçekleştirildiği iddia edilen yer itibariyle suçun işlenmesinin mümkün olmadığı, katılanın boşanma davası kararının dosyaya getirtilmediği, ayrıca keşif yapılması gerektiği ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Tüm dosya içeriğine göre, sanığın katılana karşı gerçekleştirdiği eyleminin kısa süreli, ani ve kesintili gerçekleşmesi nedeniyle 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuş, aynı gerekçeyle Tebliğnamede onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.09.2015 tarihli ve 2014/422 Esas, 2015/206 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.04.2024 tarihinde karar verildi.