Mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanığın denetim süresinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle hakkında Didim (Yenihisar) Sulh Ceza Mahkemesi'nin 22.11.2013 tarihli, 2013/103 Esas ve 2013/264 Karar sayılı kararı ile açıklanması geri bırakılan hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca verilen 8.840,00 TL adli para cezasının Didim (Yenihisar) 3. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından açıklanmasına karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanığın şeker hastası olması nedeniyle bilinçli şekilde davranmadığına, aleniyet unsurunun oluşmadığına, katılanların hedef alınmadığına ve re'sen tespit edilecek nedenlerle hükmün bozulmasına ilişkindir.
Kavgaya karışan sanığın olay yerine gelen polis memurlarına ''Siz polis değil misiniz?....işiniz benimle uğraşmak değil, bu nasıl devlet, a... koyayım böyle devletin..." demek suretiyle hakaret ettiği kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.
5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca, sanık tarafından denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, duruşma açılmasını müteakip, sanığın duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına ilişkin ihtarı içeren meşruhatlı davetiye ile duruşmadan haberdar edilerek savunması alındıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yöntemine uygun şekilde tebligat yapılmaksızın karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme'nin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.04.2024 tarihinde karar verildi.