Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ... hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2015 tarihli ve 2014/113 Esas, 2015/132 Karar sayılı kararı ile mevcut deliller değerlendirilerek, sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. Sanık ... hakkında zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2015 tarihli ve 2014/113 Esas, 2015/132 Karar sayılı kararı ile mevcut deliller değerlendirilerek, 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklik öncesi (suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan) lehe kanun değerlendirmesi yapılmak suretiyle; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 9 ay hapis cezasına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
A. Katılan ve Katılan Mağdure vekilinin Temyiz İstemi
Sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin altıncı fıkrasının uygulanması gerektiğine, eksik ceza tayin edildiğine, dosya kapsamında bulunan rapor içeriğine göre sanık ...'a da mahkumiyet hükmü verilmesi gerektiğine ve saire ilişkindir.
B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdurenin sanığın yanına kendi isteğiyle gittiğine, mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna, dosya kapsamında bulunan rapor içeriğine göre Mahkeme kararında çelişki bulunduğuna, atılı suçun ispat edilemediğine kararın usul ve Kanuna aykırı olduğuna ve saire ilişkindir.
1. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "06.01.2014-20.01.2014 tarihi arası" yerine "06.01.2014 şeklinde yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği sanık ... hakkında verilen beraat hükümlerin hukuka uygun olarak verildiği anlaşıldığından katılan ve katılan mağdure vekili ile sanık ... müdafiinin temyiz isteklerinin reddine karar verilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2015 tarihli ve 2014/113 Esas, 2015/132 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii ile katılan ve katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... müdafii ile katılan ve katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.04.2024 tarihinde karar verildi.