Davanın kabulüne
Taraflar arasında İzmir Kadastro Mahkemesinde görülen tespite itiraz (aktarılan) davası sonunda, yerel mahkemece asıl davanın kabulü, birleşen davanın reddine ilişkin olarak verilen karar birleşen davacı gerçek kişiler vekili ve asıl dosya davacısı Hazine vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı ... tarafından davalı ... ve Menderes Belediyesi Başkanlığı aleyhine Menderes Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan el atmanın önlenmesi, kal ve tescil davası ve davacı ... tarafından davalı ... ... aleyhine açılan tescil davası birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda Hazinenin açtığı el atmanın önlenmesi ve kal davasının kısmen kabulüne, kamulaştırma alanı içinde kalan ve 08.02.2008 fen bilirkişi krokisinde (A) ve (C) ile işaretli 762.13 m2 ve 511 m2'lik taşınmazlara yönelik olarak karşı davacı gerçek kişinin müdahalesinin men'ine, masrafları karşı davacıdan alınarak muhdesatların kal'ine, bu bölümler için davalı-karşı davacının tescil talebinin reddine,davalı karşı davacının tescil talebinin kısmen kabulüne, fen bilirkişi krokisinde (B) ve (D) ile işaretli 1.558,96 m2 ve 15,26 m2'lik taşınmazlar üzerinde kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetlik koşullarının oluşması nedeni ile bu bölümlerin karşı davacı ... adına tapuya tesciline, davacı Hazinenin bu bölümlere yönelik el atmanın önlenmesi ve kal taleplerinin reddine dair verilen karar Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi 28.05.2009 tarihli ve 2009/5946 Esas, 2009/8727 Karar sayılı kararıyla "yetersiz orman ve zilyetlik araştırmasına dayalı hüküm kurulmasının usul ve Kanuna aykırı olduğu" gerekçesiyle bozulmuş; bozma sonrası daha önce tescil harici bırakılmış olan yerlerde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Geçici 8. maddesine istinaden yapılan kadastro sırasında Özdere Mahallesi çalışma alanında bulunan 1115 ada 110 parsel sayılı 1.750,66 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Menderes Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilerek davaya konu olan parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde, mahkemenin aktarılan eldeki 2014/30 Esas sayılı dava dosyası ile çekişmeli parsel tutanağının davalı olduğu 2013/454 Esas sayılı dava dosyasının birleştirilmesine karar verilerek yapılan yargılama sonucunda Asliye Hukuk Mahkemesince 22.01.2008 tarihinde yapılan keşif sonucu tanzim edilen 08.02.2008 tarihli fen krokisinde (A) ve (C) harfleri ile gösterilen bölümler yönünden tutanak düzenlenmediği için görevsizliğine; (B) ve (D) harfleri ile gösterilen bölümler yönünden gerçek kişilerin davasının reddine; Hazinenin davasının kabulü ile çekişmeli 1115 ada 110 parsel sayılı taşınmazın malik hanesinin tarla niteliği ile ve 1.750,66 m2 yüzölçümü ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, beyanlar hanesine 17.06.2019 tarihli bilirkişi raporu ve 05.12.2019 tarihli ek bilirkişi raporunda cins, yaş, adet ve konumları gösterilen 37 adet zeytin ve meyve ağacı ile 1 adet evin ... mirasçıları (...T.C. Kimlik numaralı ...), (...T.C. Kimlik numaralı ...), (...T.C. Kimlik numaralı Birsen Aksu) ve (... T.C. Kimlik numaralı ...'a) ait olduğu şerhinin yazılmasına karar verilmiş, işbu karar davacı ... mirasçıları vekili tarafından esasa, Hazine tarafından ise şerhe yönelik temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, 1949 yılında 3116 sayılı Kanuna göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1975,1984 ve 1993 yıllarında yapılıp kesinleşen aplikasyon, 2 nci madde ve 2/B madde uygulamaları vardır. Genel arazi kadastrosu 1956 yılında yapılmış, taşınmaz fundalık olarak tespit harici bırakılmıştır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... mirasçıları vekili ve Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Hazine harçtan muaf olduğundan bu husıusta karar verilmesine yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.