Davanın reddine
Taraflar arasında görülen taşınmazın orman niteliğinin çekişmeli olması nedeniyle tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı ... idaresi vekili dava dilekçesinde dava konusu taşınmazların bulunduğu yörede 56 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından yapılan 2/B uygulamasının yok hükmünde olduğunun tespiti ile kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan İstanbul ili ... ilçesi... Mahallesi 83 ada 3 parsel (ifraz edilmekle 31-32-33 parsel) sayılı taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince tapu maliklerinin dava tarihinden önce ölü oldukları, ölü aleyhine dava açılamayacağı gerekçesiyle dava şartı bulunmadığından davanın reddine karar vermiştir. Karara karşı davacı ... idaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi tapu malikleri ile Hazinenin zorunlu dava arkadaşı olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 124 üncü maddesi uyarınca tapu maliklerinin mirasçılarının davaya dahil edilmek suretiyle davanın görülmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda 3 parsel sayılı taşınmazın 31-32-33 parsel olarak ifraz olduğu, 32 ve 33 parsel sayılı taşınmazlar yönünden kesin hüküm olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine, 31 parsel sayılı taşınmaz yönünde ise vasfının tapuda doğru tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
Hüküm davacı ... idaresi vekili ile davalı Hazine vekili tarafından dava konusu taşınmazların orman vasfının devam ettiği ve orman vasfı ile Hazine adında tescillerine karar verilmesi gerektiği iddialarıyla temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... idaresi vekili ile davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle: temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.