Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, kaçak elektrik tüketim bedeli kadar borçlu olmadığının tespiti istemi ile açılmış ve yargılama esnasında bedelinin ödenmesi nedeniyle tahsil edilen kaçak tüketim bedelinin istirdatı istemine ilişkindir. Mahkemece menfi tespit yönünden davacının kaçak elektrik kullanmadığının kabulü ile 18.06.2009-26.06.2009-13.07.2009 tarihli toplam 3 adet fatura bedeli olan 36.927,20 TL'den borçlu olmadığının tespitine ve istirdat yönünden ise 8.117,29 TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) HMK'nun 297.maddesinde mahkeme kararında hangi hususların yer alacağı açıkça belirtilmiştir. Sözü edilen maddenin 2.bendinde taleplerin her biri hakkında taraflara yüklenen borç ve hakların açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği belirtilmiştir. Eldeki davada mahkemece menfi tespit yönünden davacının kaçak elektrik kullanmadığının kabulüne ve tahsil edilen 25.517,21 TL kaçak tüketim bedelinden 8.117,29 TL'nin davacıya iadesine karar verilmiştir.
O halde, mahkemece 6100 sayılı HMK'nun 297.maddesine uygun biçimde tereddüte meydan vermeyecek şekilde karar sonucunun açıkça belirtilmesi gerekirken, yazılı şekilde usule aykırı karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2) Bozma nedenine göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

Yukarıda (1) numaralı benette açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davalı tarafa iadesine, 13.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.