Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1)Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminatın tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükmünde gösterilen gerekçelere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2)Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; Davacı, davalıya ait iş makinesinin yaptığı kazı çalışmaları sırasında yeraltı tesislerine hasar verildiğini, bu yüzden uğradığı zararın tahsili amacıyla davalı aleyhine girişilen icra takibinin itiraz nedeniyle durduğunu belirterek davalının itirazının iptalini istemiştir.
Davalı; kendilerine ait iş makinesi olmadığı gibi yaptırdıkları bir kazı çalışmasıda olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece itirazın iptaline icra ihbar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun, 9.12.2010 tarih, 2010/7-530 esas, 2010/636 K. Sayılı ilamıyla vurgulandığı üzere, hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir.
Somut olayda alacak olarak istenilen bedelin bir bölümünün davacının kendi çalıştırdığı işçiler ve vasıtalar için yaptığı harcamalar bir başka deyişle genel idare giderlerine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda yukarıda açıklanan hukuksal olgular gözardı edilerek, zarar kalemleri sıralanırken genel idare giderlerine yer verilerek hesaplamaya dahil edilmiş, bu rapor doğrultusunda karar verilmiştir.
Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak, hasarın giderilmesi için özel olarak işçi tutup çalıştırma veya harcama yapma söz konusu ise bunların kanıtlanması için davacı tarafın delilleri sorulup saptanmalı, bu konudaki gösterilecek deliller toplanmalı, özel olarak işçi tutup çalıştırıldığının ve harcama yapıldığının kanıtlanması halinde gerekirse bu yönden de zararın hesaplanması için yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmalı, davacı tarafın isteyebileceği gerçek zarar miktarı bu şekilde duraksamasız belirlendikten sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Anılan yön gözetilmeden verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte gösterilen nedenle kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davalı tarafa iadesine, 13.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.