Taraflar arasında görülen davada Hakkari Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.05.2012 tarih ve 2012/91 Esas sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili firmanın eski yöneticisi, halen de hissedarı olduğunu, davalının müvekkili firmanın yönetim kurulunun bu yönde herhangi bir kararı olmadığı halde firmanın Hakkari İş Bankası şubesinde bulunan hesabına 10.11.2010 tarihinde nakliye bedeli açıklamasıyla tek kalemde gelen 861.771,80 TL' yi aynı gün elden çektiğini, şirket kasasına intikal ettirmediğini, Hakkari İcra Müdürlüğü'nün 2012/167 E. sayılı dosyası ile icra takibi yapılmış ise de davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, müvekkili firma ile davalı arasında hukuki ihtilaflar konusunda başka davaların da bulunduğunu, davalının haksız biçimde elde ettiği kazancı başkalarının üzerine geçirerek elden çıkarmaya başladığını ileri sürerek, davalı adına kayıtlı menkul ve gayrimenkullar ile bankalarda bulunan hak ve alacaklarının 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, itirazın iptali ile takibin devamını ve icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, 09.05.2012 tarihli ara karar ile tüm dosya kapsamına göre davacı tarafın iddialarının somut olgularla desteklenmemesi nedeni ile HMK.' nun 390/3 uyarınca ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İhtiyati tedbir talebinin reddi kararını davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 13.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.